Kendisinde şu üç haslet bulunan kimse imânın lezzetini tadar. İmanın lezzetini tadan üç kimseyi haberimizden okuyabilirsiniz.
Müslüman, rûhunu inkişâf ettirerek bütün mahlûkâta huzur tevzî eden, dünyanın her yerindeki din kardeşlerini kendisine zimmetli bilen, gönül insanıdır.
Kâmil mü’minlerin din kardeşlerine duydukları muhabbetin temel gayesi, Allâh’ın rızâsına erebilmektir.
Dünyada Allah rızâsı için birbirini sevenler âhirette rızâ-ı ilâhîye kavuşmak suretiyle sevineceklerdir.
Nakşibendiyye şeyhlerinin yolları, Sünnet-i Seniyye’ye yapışmak ve bid’atlerden kaçınmaktır. Bu, Hâcegân büyüklerinin te’lif ettiği kitap ve risâlelerde de açıkça görülmektedir.
Yorulduysan hayra yor da bir başka işe koyul. Her yorulan “Yeter!” deyip yoldan çıksa, kenara çekilip dursa, yolun hâli nice olur?
İnsanoğlunun dünyaya gelişinden bugüne dek, hiç değişmeyen iki duygu vardır; sevgi ve nefret. Peki İslâm'a göre biz her şeye rağmen herkesi sevmeli miyiz? Yoksa sevmemiz gereken kişiler olduğu kadar buğz etmemiz gereken kişiler de var mı?
Dünyâda ve âhirette inananın işine en çok yarayacak vasıf, sevdiğini Allah için sevmek, buğzettiğine de Allah için kızmaktır.
Unuttuğumuz ya da çoğu zaman örf ve adetlerimizden dolayı yapmadığımız bir sünnettir "seni seviyorum" diyebilmek. Sevdiği insana “Ben seni seviyorum” diye sevgisini bildirmek sünnettir. Sevdiklerinize sevdiğinizi söylemek de bir ibadettir.
Allah için sevmenin, buna teşvik etmenin fazileti. Kişinin sevdiği kimseye onu Allah için sevdiğini söylemesi ve sevildiğini öğrenen kimsenin söyleyeceği sözler.