allah dostu

Hz. İbrahim'i Zirvelere Çıkaran Hadise

Hakk’ı seven bir mü’min, hakîkatte hiçbir şeye mâlik olmadığının idrâk ve şuurunda olmalıdır. Zîrâ sevdiğine her şeyini teslîm etmesi îcâb eder. Muhabbet, fedâkârlık gerektirdiği için mâlikiyet ile imtizâc etmez.

Allah'la Dostluğun Hakikati

Aşağıdaki hikâyede, efendi ile köle arasındaki mükâleme, Hak ile dostluğun hakîkatini ne güzel ifâde eder.

Allah Teâlâ İle Dostluğun Şartları

Allah Teâlâ ile dost olmak farzdır. Bütün ehli islâm bunda ittifak etmişlerdir.

Manevi Câzibe Merkezi

Hak dostları, îmân ehli olup da istidadlı bulunan kimseler için bir mıknatıs gibi câzibe merkezleri olduklarından, toplumun bütün kesimlerine bir şefkat ve muhabbet kucağıdırlar. Zîrâ, onları Cenâb-ı Hak sevdirir. 

Cennet Nasıl Kazanılır?

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi insanın mükerrem olacağını cennete nasıl layık hale geleceğini anlatıyor.

Allah Dostu Nasıl Olunur?

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi Allah Tâlâ'ya dost olmanın nasıl olacağını hakk dostlarının sözleri ile anlatıyor. Not: Video 3 kısımdır.

Kulluk Şuuru İçinde Bir Hayat

Musa Efendi, hayatını hikmet ve adalet terazisi üzere tanzim ederek, "kulluk merkezli kişisel organizasyon"un nasıl yapılabileceğini en güzel bir şekilde şahsında müşahede edebileceğimiz bir Allah adamıdır.

Bu Çağda Örnek Bir İnsan

Merhûm Üstad Mûsâ Topbaş Efendi’nin 1999 yılındaki vefatının üzerinden 17 tam yıl geçmiş ve 18. yıla girmişiz. Yıllar çok çabuk geçmiş, geçmeye de devam ediyor. “Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir.” demişler. Gerçekten bazı insanların gönül dünyamızda ve çevremizde ne kadar büyük yer kapladığı, yokluklarında daha çok anlaşılıyor. Ve onlar, bu güzel tesirleriyle “yaşayan (!) insanlardan” daha çok “yaşıyorlar”.

İki Cihan Saadeti

Yüzakı Dergisinin 137. sayısı çıktı.

Allah Dostluğunun Sırrı Bu!

Teslîmiyet, lügatte boyun eğmek, başa gelen hâdiseleri îtirazsız kabûllenmek ve selâmete çıkmaktır. Teslîmiyet, kalbin bir fiili olup Allâh tarafından haber verilen hususlarla alâkalı şüphelerden, ilâhî emirlere ters düşen nefsânî arzulardan, ihlâsla bağdaşmayan isteklerden, ilâhî takdîre ve şer’-i şerîfe îtiraz illetinden kurtulmak demektir.