Ab-ı Hayat Katreleri

Mesnevi Neden

Hazret-i Mevlânâ, kâmil insanın gönül sadâsını; bir bakıma da kendi hâlini, ney’in feryâd dilinden anlatmak zarûretinde kalmıştır.

Kainatta Var Olan Şeyler Bize Ne Anlatıyor?

Bu âlemde her zerre; Hakkʼa yakın olan diri gönüllerle konuşur. Bütün varlıklar, hâl lisânıyla beyan durumundadır. Kâinatta Hâlık’ını tanıtmayan hiçbir zerre yoktur. Bütün mahlûkat, kendisini yoktan var eden Hâlık Teâlâ’nın kudret mührünü taşımaktadır.

Ney'in Hikâyesi

Mevlânâ’nın eserlerinde geçen ney, aslında “insan-ı kâmil”i temsil etmektedir. Sazlıktaki bir kamışın ney hâline gelene kadar geçirdiği devreler, insanın olgunlaşmasını, yani “nefsi tezkiye ve kalbi tasfiye” basamaklarını ifade eder.

Kendini Bilen İnsanın Üç Vasfı

İn­cit­me­mek, nis­pe­ten ko­lay­dır. Ama in­cin­me­mek el­de de­ğil­dir. Zî­râ o, bir gö­nül işi­dir. Do­la­yı­sıy­la in­cin­me­mek, an­cak fâ­nî­ler­den ge­len ve kalb­le­re sap­la­nan ze­hir­li ok­la­rın te­sir­siz kal­ma­sı ile müm­kün­dür. Bu da, nefs tez­ki­ye­si ve kalb tas­fi­ye­si­nin ke­mâ­lin­de­ki se­vi­ye nis­be­tin­de­dir.

Allah’ı İnciten Davranış

Kulun hangi davranışı Allah’ı incitir?

Hakikati Görüp İşitmiyorlar!

Kendi benliğindeki ulviyeti ve me’mûriyetinin istikâmetini lâyıkıyla takdir edemeyerek, kendi dünyalarını mart dumanına uğramış bir zemin gibi karartanlar, tepelerinde güneş bulunsa bile onun ziyâlarını göremezler. Çünkü araya gafletten teşekkül etmiş bir karanlık perde girmiştir.

Kendimizi Tanıtan İki Hakikat

İnsanın iç âleminde hem Hazret-i Mûsâ ve hem de Fir’avun bulunmaktadır; o hâlde kendimizi tanımak için tarihte sâbit olmuş hakikatleri ile hayrın ve şerrin bu iki temsilcisini hatırlamak faydalı olacaktır.

Hazreti Musa’nın Firavun’a Verdiği Öğüt

Hazret-i Mevlânâ, Mûsâ -aleyhisselâm-’ın firâsetteki derinliğini, buna mukâbil Firavun’un ise nefsânî bir hayatın içinde nasıl ahmaklaştığını beşerî idraklerin anlayabileceği bir şekilde şöyle müşahhaslaştırarak sergilemektedir.

Fertleri ve Toplumları Yakan Musibet

Hased, fertlerden başlayarak kademe kademe bütün bir millete kadar yayılan, yakan, yıkan, kurutan bir felâket ve musîbet sebebidir. Mahvolan âileler, toplumlar ve memleketlerin harâbeleri, hased sahneleri ile doludur.

Mevlana Hazretlerinin Kıskançlık Kıssası

Hasetçi, hased ettiği kimseye karşı, kin, hâinlik, intikam, hîle, ayıplama ve kötüleme gibi aşağılık hisler içinde çırpınır durur. Fânî ömrünü hülyâlar ve kuruntular içinde ziyân eder. Etrâfına zehir saçar. Hazret-i Mevlânâ, insanın iç âlemindeki bu iğrenç ve helâk edici vasfı, müşahhas bir misâl ile şöyle hikâye eder.