Sükût mu, Kelâm mı?

Hak dostları, hakikatleri dile getirirken kimi zaman konuştu, kimi zaman sükût etti. Peki, susmak mı yoksa yazmak ve konuşmak mı daha etkiliydi?

Kimi sükûtu, kimi ise yazmayı tercih eder. Peki, susanlar mı yoksa yazanlar mı daha kıymetlidir? Birçoğu, “Bazı sırlar söylenmez” diyerek geçiştirir. Oysa İslâm’da emr-i bi’l-mâruf ve nehy-i ani’l-münker hem sözle hem de davranışla yerine getirilir. Osman Nûri Topbaş Hocaefendi de bu konuda önemli uyarılarda bulunuyor.

SÜKÛT MU, KELÂM MI? HAK DOSTLARINDAN İLHAM VEREN YOL

–Önce şunu görmek lâzım:

Kitap olmasaydı, din olmazdı. Din bahsinde Allah sükûtu seçmemiş, kelâmı seçmiş bütün insanlık için. Bu itibarla; gerçek ehl-i din olan Hak dostları; muhataplarının kabiliyetlerine göre, hakikat ve hikmetleri mecburen lisâna dökmüşlerdir.

Sükût, tefekkür içindir. Tefekkürün bütün zemini de kelimelerdir, kelâmdır; yani hakikatle yoğrulan sözlerdir. Cenâb-ı Hak bu bakından; “Yaratan Rabbinin adıyla oku!” (el-Alak, 1) buyurmakla insanı kelimelerle tefekküre davet etmektedir. Bu mânâda; kelimeler olmasa tefekkür de olmazdı, hikmetlerin kapılarını aralayan bir sükût da olmazdı.

Nitekim Hazret-i Âdem’in yaratılışında; onun meleklerden üstün tarafı, ilâhî isimlere, onlardan daha fazla mazhar oluşudur. Yani yüce hakikatleri idrak ve beyân etme kabiliyetidir.

Hazret-i Mevlânâ buyurur: “Benim beytim; beyt değil, bir mânâ cihanıdır. Hezlim de hezl değil, te’dîbdir (terbiye etmek maksadıyladır.) Kıssalarım; basit ve sıradan sözler değil, tâlimdir. Sırları îzah ve idrâk ettirmek içindir.”

Anlayışlar, istîdatlar ve kabiliyetler her insanda farklı olduğu için zaman zaman Hazret-i Mevlânâ, hezl vadisine de girer. Yani basit gibi görünen kıssalarla; insanın derûnundaki mücadeleyi, nefsânî ve rûhânî temâyüllerin esrârını, inceliklerini ve hassâsiyetlerini değişik tarzda îzâh eder.

Feridüddîn Attâr, Sâdî-i Şîrâzî, Molla Câmî ve Muhammed İkbal gibi zâtlar da benzer meşreptedirler. Onlar; dile getirdikleri temsiller, teşbihler ve kıssalarla hakikatleri ifade ettiler.

Kimisi; Ahmed Yesevî, Yûnus Emre, Aziz Mahmud Hüdâyî ve Es‘ad Erbilî Hazretleri gibi yaşadıkları büyük mânevî hâl ve makamları şiir lisânıyla terennüm ettiler.

Kimisi gece-gündüz yazdı, kimisi gece-gündüz derin sohbetlerle ilâhî sırları dile getirdi. Hiçbiri de susmadı, hattâ bazen sükûtu bile bir lisan yaparak neler neler anlattılar. Tıpkı Bahâeddin Nakşibend Hazretleri gibi hikmet dolu gönül sohbetleri ile muhataplarına feyiz ve rûhâniyet naklettiler. Onun şu düsturu pek mânidardır:

«‒Bizim yolumuz sohbetledir.»

Kaynak: Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ile Mülâkatlar, Yüzakı Yayıncılık

İslam ve İhsan

SÜKÛT ETMENİN FAZİLETİ

Sükût Etmenin Fazileti

“SÖZ GÜMÜŞSE SÜKÛT ALTINDIR” SÖZÜNÜN ANLAMI NEDİR?

“Söz Gümüşse Sükût Altındır” Sözünün Anlamı Nedir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.