Sınırlı İlimle Kâinattaki ve Ruhumuzdaki Düzeni Nasıl Anlarız?
İnsan, kendisine verilen sınırlı ilimle doğadaki ve ruhundaki muazzam düzeni nasıl okuyabilir? İslam kültürü, bilimsel verileri birer hikmet ve sır penceresi olarak görüp insanı merhametli bir zikir haline nasıl davet eder?
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi sohbetinde, Cenâb-ı Hakk'ın insana verdiği sınırlı ilmi, bu ilmin kâinatın işleyişindeki muazzam kaidelerle olan bağını ve İslam kültürünün bu noktadaki rehberliğini anlatmaktadır. Hocaefendi, tıp, fizik, botanik ve psikoloji gibi zahiri ilimlerin sadece birer tespit olduğunu, İslam kültürünün ise bu ilimleri hikmet ve sır penceresinden tefekkür etmeye davet ettiğini vurgulamaktadır. İnsanın her gördüğü mahlukatı Allah'ın sanatı olarak görüp O'nu hatırlaması gerektiğine işaret eden Hocaefendi, kâinatın adeta bir laboratuvar gibi okunması gerektiğini belirtmektedir.
Bu idrak seviyesine ulaşan insanın, katı kalplilikten kurtulup merhamet ve şefkat abidesi haline geleceği ifade edilmektedir. Bencillik ve enaniyetten arınmanın ancak daimi bir zikir ve tefekkür haliyle mümkün olduğunu belirten Hocaefendi, kulun karşılaştığı her güzellikte ve her varlıkta Rabbini zikretmesini, bu dünyevi ilim tahsilinin aslında Allah'ı tanıma yolunda bir araç olduğunu hatırlatarak sözlerini tamamlamaktadır.











YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!