Seyyid Nur Muhammed Bedayuni Hazretleri Kimdir?

Altın Silsile’nin 26’ncı halkası, Seyyid Nur Muhammed Bedayuni Hazretlerinin hayatı...

Resûlullah Efendimiz’in neslinden olduğu için Seyyid diye anılır. Hindistan’ın Bedâyûn şehrindendir.

SEYYİD NÛR MUHAMMED HAZRETLERİNİN EĞİTİMİ

Seyyid Nûr Muhammed Hazretleri, ilmini ve feyzini İmâm-ı Rabbânî Hazretlerinin torunu, büyük mürşid-i kâmil Muhammed Seyfüddîn Hazretlerinden aldı. Ayrıca büyük âlim Hâfız Muhammed Muhsin’den de ilim tahsîl etti. İlimde o kadar yükseldi ki sarf, nahiv, mantık, meânî, tefsir, hadis ve tasavvufta zamanın eşsiz bir âlimi ve rehberi idi. İnsanlar ondan ilim ve feyz almak için sohbetine koşarlardı.

Seyyid Nûr Hazretleri dînin emirlerine titizlikle ittibâ ederdi. Şüpheli şeylerden ve haramlardan sakınma hususunda son derece gayretliydi. Çok az yer, lokmalarının mutlakâ helâl olmasına çok dikkat ederdi.

Rasûlullah r Efendimiz’in hayatını ve yüksek ahlâkını anlatan kitapları sürekli yanında bulundurur, her hareketinde Sünnet-i Seniyye’ye ittibâ etmenin gayreti ve hazzı içinde olurdu. Bir gün abdesthâneye girerken, yanlışlıkla önce sağ ayağını atmıştı. Bunun üzüntüsüyle üç gün mânen kabz hâlinde kaldı.

Dünyaya düşkün kişilerle görüşmekten sakınırdı. Çok ibadet etmekten beli bükülmüştü. Talebesi olan Mazhar Cân-ı Cânân Hazretleri ondan bahsederken gözleri yaşla dolar ve şöyle buyururdu:

“–Sizler Seyyid Nûr Hazretlerine yetişemediniz. Eğer onu görseydiniz, îmânınız tâzelenir ve «Allah Teâlâ’nın kudreti ne büyüktür ki, böyle mübârek bir zât yaratmış!» derdiniz.”

Gâfil insanların övmesiyle de yermesiyle de hâli değişmezdi. O dâimâ, Cenâb-ı Hakk’a teslîmiyet ve rızâ hâlinde bulunurdu.

Seyyid Nûr g son derece takvâ sahibi idi. Bu sebeple sözlerinde ve davranışlarında çok ölçülü hareket ederdi. Talebesi Cân-ı Cânân Hazretleri şöyle anlatır:

“Bir gün hocamın emriyle susam kökünü ilâç yapmak için dövüyordum. Hocam:

«–İnceldi mi?» buyurdular.

«–Evet!» dedim. Hocam mübârek eliyle bakıp «Henüz incelmemiş!» buyurduktan sonra şu tembihte bulundular:

«–Bir şey hakkında araştırmadan konuşmamalı, yoksa söz yalan olur!»”[1]

SEYYİD NÛR MUHAMMED HAZRETLERİNİN KABRİ NEREDE?

Seyyid Nûr Hazretleri, hicrî 1135 (m. 1722) senesinde Delhi’de vefât etti. Türbesi oradadır.[2]

SEYYİD NÛR MUHAMMED HAZRETLERİNİN HİKMETLİ SÖZLERİNDEN

  • “Mânevî kemâlâtın sonu yoktur. Sınırlı ve sonlu ömrümüzü bunu talep yolunda harcamalıyız!”[3]
  • “Takvâya riâyet eden kişinin, Hak dostluğu yolunda merhaleler katedeceği muhakkaktır.”

[1] Abdullah Dehlevî, Makâmât-ı Mazhariyye, s. 25.

[2] Gulâm Server Lâhûrî, Hazînetü’l-Asfiyâ, Kanpur 1312/1894, I, 659-660; Abdülhay el-Hasenî, el-İ‘lâm/Nüzhetü’l-Havâtır, Leknev 1413, VI, 406-407.

[3] Abdullah Dehlevî, Makâmât-ı Mazhariyye, s. 27.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Altın Silsile, Erkam Yayınları

ALTIN SİLSİLE

Altın Silsile

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.