Sahâbe Hz. Peygamber’in Vaatlerine ve Hatıralarına Nasıl Vefâ Gösterdi?
Sahâbenin Hz. Peygamber’in (s.a.v.) borçlarını ve vaatlerini yerine getirmesi ile O’nun hatıralarına gösterdiği eşsiz vefâdan ibretlik örnekler.
Ebû Bekir -radıyallâhu anh- halîfe olunca, Peygamber Efendimiz’in kime bir vaadi varsa gelip alması için nidâ ettirmiş ve Bahreyn’den gelen mallardan onları ödemiştir. (Buhârî, Kefâle, 3)
SAHÂBENİN HZ. PEYGAMBER’İN VAATLERİNE VE HATIRALARINA VEFÂSI
Hazret-i Ali de Allah Rasûlü’nün vefâtından sonra:
“Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in kime bir vaadi veya borcu varsa bana gelsin!” diyerek nidâ ettirdi. Sağ olduğu müddetçe, her yıl adam gönderip kurban kesimi günü Minâ’da böylece nidâ ettirmeye devâm etti. Bu tür bir taleple gelen herkese istediklerini verdi.
Hazret-i Ali -radıyallâhu anh-’tan sonra Hazret-i Hasan, ondan sonra da şehâdetine kadar Hazret-i Hüseyin böyle yaptı. (İbn-i Sa’d, II, 318)
Abdullâh bin Ömer -radıyallâhu anh-’ın vefâkârlığı ve hâtıralara bağlılığı meşhurdur. Allah Rasûlü’nün vefâtından sonra, bir zamanlar geçtiği yollarda O’nu düşünerek yürümesi, altında dinlendiği ağaçların dibinde oturup O’nu hatırlaması, bu ağaçlar kurumasın diye, onların dağda, bayırda bulunmasına bakmadan sulaması, onun Allah Rasûlü’ne olan büyük muhabbetiyle Efendimiz’in hâtıralarına olan eşsiz vefâsını ortaya koymaktadır.
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!