Sağlıklı Beslenme Çocukları Mutlu Ediyor

Sağlıklı beslenmenin, kiloları ne olursa olsun çocuklarda kendilerine daha çok saygı duymaları ve daha az duygusal ve akran sorunları yaşamalarıyla bağlantılı olduğu keşfedildi.

Sağlıklı beslenmenin, kiloları ne olursa olsun çocuklarda kendilerine daha çok saygı duymaları ve daha az duygusal ve akran sorunları yaşamalarıyla bağlantılı olduğu keşfedildi.

İsveç'te Göthenburg Üniversitesine bağlı Sahlgrenska Akademisinden bilim adamlarının yaptığı araştırma, rafine şeker ve yağ alımını sınırlandırılan, sebze meyve tüketimi arttırılan çocukların öz saygılarının daha güçlü olduğunu, akranlarıyla ilgili ve duygusal daha az sorun yaşadığını ortaya koydu.

Sonuçları "BMC Public Health" dergisinde yapılan araştırma çerçevesinde Belçika, Kıbrıs, Estonya, Almanya, Macaristan, İtalya ve İsveç'te yaşları 2 ila 9 olan 7 bin 675 çocuğun incelendiği belirtildi.

Araştırmanın başında ailelere, çocuklarının 43 kalemden oluşan listedeki yiyeceklerden hafta boyunca ne sıklıkta tükettiği soruldu ve çocuklara sağlıklı beslenme puanları verildi. Daha sonra yine ailelerin doldurduğu anketler çerçevesinde çocukların öz saygıları, aileleriyle ve akranlarıyla ilişkileri ve duygusal durumları hakkında değerlendirme yapıldı.

Bilim adamları aynı zamanda çocukların boy ve kilolarıyla ilgili ölçüm yaptı. Ölçümler ve anketler iki yıl sonra tekrarlandı.

Araştırmada, haftada iki ya da üç kez balık yiyen çocukların öz saygılarının daha güçlü olduğu, akranlarıyla çatışma ve duygusal sorun yaşamadığı görüldü. Tam buğday ürünleri tüketiminin de akranlarla ilişkiyi iyileştiren bir unsur olduğu gözlendi.

Yine yönergelere uygun biçimde sebze meyve tüketen, şeker ve yağ alımı sınırlandırılan çocukların daha güçlü öz saygıya sahip olduğu, aileyle ve akranlarla daha iyi ilişkinin, sebze meyve tüketimi, ve daha az duygusal sorunun yağ alımıyla bağlantılı olduğu tespit edildi.

Bilim adamları, sağlıklı beslenen çocukta, kilolu olsa da ruhsal açıdan bu olumlu gelişmelere tanıklık edildiğine vurgu yaptı.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.