Sağlıklı Bayram Sofraları İçin 12 Öneri

Sağlık Bakanlığı, Ramazan Bayramı’nda güne hafif bir kahvaltıyla başlanmasını, en az 2,5-3 litre sıvı alınmasını ve küçük porsiyonlar halinde sütlü tatlıların tercih edilmesini tavsiye etti.

Sağlık Bakanlığı, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde sağlıklı ve doğru beslenmenin olmazsa olmazlarına yer verilen tavsiye listesi hazırladı.

Özellikle kan şekerini hızla yükselten şeker, çikolata ile baklava, börek gibi hamur işlerinin sık ve çok tüketilmesinin zararlarına dikkat çekilen listede, yeterli ve dengeli beslenme ilkelerinin unutulmaması gerektiği vurgulandı.

Buna göre, ramazanın ardından bayramla birlikte öğün sayısının artması ve daha fazla yeme isteğinin oluşması, sindirim sistemi rahatsızlıklarına da kapı aralayabiliyor.

Bayram süresince de yeterli ve dengeli beslenmek için süt ve süt ürünleri, et-yumurta-kuru baklagiller, sebzeler, meyveler ile ekmek-tahılların yer aldığı 5 temel besin grubuna tabaklarda mutlaka yer verilmesi ve bu besinlerin yeterli miktarlarda tüketilmesi öneriliyor.

“BAYRAM SABAHI HAFİF BİR KAHVALTIYLA GÜNE BAŞLAYIN”

Bakanlığın Ramazan Bayramı için 12 maddede bir araya getirdiği sağlıklı beslenme önerileri şu şekilde:

  1. Ramazanın sona ermesiyle tüketilecek yiyeceklerin miktarı aniden artırılmamalı, öğün sayısı ve ara öğünlerde dikkatli olunmalı. Ara öğünlerde taze meyveler, ceviz, badem, fındık ya da az şekerli hoşaf/kompostolar, ayran, kefir gibi içecekler beslenme düzenine eklenebilir.
  2. Bayram sabahı hafif bir kahvaltıyla güne başlanmalı, kızartma, kavurma yöntemleriyle pişirilmiş besinler tercih edilmemeli. Domates, salatalık, maydanoz gibi çiğ sebzeler, az tuzlu peynir, haşlanmış yumurta tercih edilmeli. Sucuk, salam, sosis gibi yağlı besinler ile hamur işi gıdalardan sakınılmalı.
  3. Besinler iyi çiğnenmeli, yemekler hızlı yenmemelidir.
  4. Ramazan Bayramı süresince mide ve bağırsak rahatsızlıkları yaşanmaması için fazla şeker ve şekerli gıdaların tüketimine dikkat edilmeli ve aşırı yeme eğiliminden mümkün olduğunca uzak durulmalı.

“SÜTLÜ TATLILARI TERCİH EDİN”

  1. Bayramda hamurlu, şerbetli tatlılar yerine küçük porsiyonlar halinde sütlü tatlılar, taze veya az miktarda kuru meyveler tercih edilebilir.
  2. Yetişkin bireyler imkanlar dahilinde günde en az 3 porsiyon sebze ve 2 porsiyon meyve tüketmeli. Lif (posa) içeriği yüksek bu besinler aynı zamanda kan şekerinin de hızla yükselmesini engeller.
  3. Diyabet, kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon gibi kronik hastalığı olanlar, uyguladıkları diyete bayram süresince de özen göstermeli.

“GÜNDE EN AZ 2,5-3 LİTRE SIVI ALIN”

  1. Ramazan boyunca su ve sıvı tüketimin azalmasından dolayı vücutta oluşabilen sıvı kaybının yerine konması için günde en az 2,5-3 litre sıvı alınmalı; sıvı tüketimini artırmak amacıyla su, ayran, az şekerli limonata, az şekerli/şekersiz komposto/hoşaf gibi sıvı gıdalar tüketilmeli.
  2. Tüm bireyler özellikle de yaşlı ve tansiyon hastası olanlar çay, kahve gibi kafein içeriği yüksek içecekleri gün boyu fazla miktarda tüketmemeli.
  1. Bayram süreciyle birlikte kişilerin uyku düzeni ramazan öncesi düzenlerine dönmeli böylece gece yeme alışkanlığının önüne geçilmeli.

“FİZİKSEL AKTİVİTEYİ ARTIRIN”

  1. Ramazan ayı boyunca azaltılan fiziksel aktivitenin bu dönemin sonlanmasıyla birlikte arttırılması yararlı olacaktır.
  2. Günlük yaşamı mümkün olduğunca aktif geçirmek sağlıklı bir yaşamın ilk adımıdır. Bayram süresince ziyaretlerimize mümkün oldukça yürüyerek gidebiliriz. Yetişkin bir birey için haftalık en az 150 dakika orta şiddetli fiziksel aktivite (Örneğin haftada 30 dakikadan 5 gün tempolu yürüyüş) veya haftalık 75 dakika yüksek şiddetli fiziksel aktivite (basketbol, tenis, yüzme vb.) önerilmektedir. Fiziksel aktivitenin kan şekeri ve kolesterolü azaltmaya, kilo kontrolünün sağlanmasına ve bağırsak hareketlerini arttırmaya yardımcı olduğu unutulmamalı.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

RAMAZAN’DA BESLENME TAVSİYELERİ

Ramazan’da Beslenme Tavsiyeleri

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.