Şafii Mezhebine Göre Namaz Nasıl Kılınır? Hangi Dualar Okunur?

Şafii mezhebine göre namaz nasıl kılınır? Hangi dualar okunur? Örnek bir anlatım ile Şafii mezhebine göre sabah namazının kılınışı...

Sabah namazı şöyle kılınır: Önce sünneti kılacağımızdan "Niyet ettim Allah rızası için sabah namazının sünnetini kılmaya" deriz. Ayakta; başparmak, kulak memesinin hizasına gelecek şekilde eller, kıbleye karşı açık tutularak kaldırılır ve niyet etmekle beraber Allahü Ekber diyerek tekbir getirilir ve eller göğsün altında, göbeğin az yukarısında hafif sola doğru bağlanır.

Kıyamda dururken secde yerine bakılır. Ayaklar omuz hizasında bulunur, bir karış kadar (yaklaşık 15 cm.) ortası açık tutulur.

Euzü-Besmele çekmeden “teveccüh” okunur. Euzü-Besmele çektikten sonra “Veccehtü” duâsı okunmaz.

Sonra Euzü-Besmele çekilerek Fatiha suresi okunur. Besmele, Fatihadan bir ayettir. Cemaatle kılınsın, yalnız kılınsın; bütün namazlarda Fatihanın tamamını okumak farzdır.

Peşinden “Amin” denilir. Sonra beklemeden bir sûre veya en az bir satır uzunluğunda üç kısa ya da uzunca bir ayet okunur. (Buna zammı sûre) denir. Birinci rekâtta okunan surenin ikinci rekâtta okunan sureden uzun olması ve Kur’an-ı Kerimde, sıra bakımından ondan önce olması sünnettir.

Sonra eller kaldırılır ve Allahu Ekber diyerek Rükûya gidilir. Rüku’da, sırt, boyun ve baş aynı hizada tutulur. Dizler kırılmadan bacaklar düz tutulur. Dizleri tutarken parmaklar açık tutulur. Rüku’da üç kere, “Sübhâne Rabbiye’l azîm ve bihamdihî...” denir.

Sonra yine eller kaldırılır ve itidal yapılır. Yani, “Semiallâhü limen hamideh” diyerek doğrulmaya başlanır. Tam olarak doğrulunca “Rabbenê leke’l hamd...” denir.

Sonra Allahü Ekber diyerek secdeye gi­dilir. Secdede alın, burun, diz kapakları, iki avucun içi ve iki ayağın parmaklarının içleri yere temas eder. Önce dizler, sonra eller sonra da alın ve burun yere konur. Secdede üç defa “Sübhane Rabbiyel a’la ve bihamdihi” denir.

Sonra Allahü Ekber diyerek baş secdeden kaldırılır ve oturulur. Bütün oturuşlarda sağ ayak dikilir ve sol ayak yatırılarak üstünde oturulur. Bu oturuşa “iftiraş” denir. İki secde arasında: “Rabbiğfirlî verhamnî vecburnî varzuknî vehdinî ve âfinî va’fu annî” okunur. Buna, “celse” (iki secde arasındaki oturuş) denir. Ardından Allahü Ekber denerek tekrar secdeye varılır ve üç defa   “Sübhâne rabbiye’l a’lê ve bihamdihî” denir.

Daha sonra tekbir getirilir, 2. Rek’at için ayağa kalkılır. Ayağa kalkmadan önce hafifçe oturulur gibi yapılır ki buna istirahat oturuşu denir.

İkinci rekâtte Besmele çekildikten sonra Fatiha suresi ve ardından bir zammı sure okunur. Eller kaldırılarak tekbir getirilir ve rükuya varılır. İtidal ve secdeler yapılır daha sonra tekbir getirilerek tahiyyata oturulur. Son oturuşta, sağ ayak dikilir ve sol ayak sağ ayağın altından çıkarılır. Bu oturuşa “teverrük” denir.

Teşehhüdde “Ettehiyyatü” duası okunduktan sonra “Peygamberimiz’e ve ehli beytine salâtü selâm” getirilir yani Allâhümme Salli ve Bêrik duâları okunur. Sonra istenirse “Allahümme” ya da “Rabbenâ” diye başlayan duâlardan okunabilir.

“Es-selêmu aleyküm ve rahmetullâh” diye önce sağa, sonra da sola selam verilir.

Sabah namazının Farzı: iki rekâttan ibarettir, bu tıpkı yukarıda anlatılan iki rekâtlı sünnet gibi kılınır. Yalnız başlarken önce kâmet getirilir, ni­yetlenirken de farz olduğu belirtilir. Sabah namazının sünnetini kısa tutmak, farzını uzatmak faziletlidir.

Sabah namazının son rekâtinde rükûdan kalktıktan sonra kunut duâsı okumak sünneti müekkededir. Kunut, ayrıca Ramazan ayının ikinci yarısından itibaren ayın sonuna kadarki vitir namazlarının son rekâtlarinde de okunur.

KUNUT DUASI

İtidâl esnasında okunan kunut duâsı şöyledir:

اللَّهُمَّ اهْدِنيِ فِيمَنْ هَدَيْتَ وَعَافِنيِ فِيمَنْ عَافَيْتَ وَتَوَلَّنِي فِيمَنْ تَوَلَّيْتَ وَباَرِكْ ليِ فِيماَ أَعْطَيْتَ وَ قِنيِ شَرَّ ماَ قَضَيْتَ فَإِنَّكَ تَقْضِي وَلاَ يُقْضَي عَلَيْكَ وَإنَّهُ لاَ يَذِلُّ مَنْ ولَيْتَ تَبَارَكْتَ رَبَّناَ وَتَعَالَيْتَ

(Allah'ım, hidayet ettiklerinin yoluna bizi de hidâyet et. Allah'ım, âfiyet ver. Dost edindiklerinle beraber bizi de dost edin. Verdiğin şeyleri bize mübârek eyle. Hükmettiğin şeylerin şerrinden bizi koru. Şüphesiz Sen hüküm verirsin, fakat kimse sana hüküm veremez. Senin sevdiklerin zelil olmaz. Senin düşman oldukların ise aslâ aziz olmaz. Rabbimiz, sen mübarek ve yücesin. Allah'ın Rasulü Muhammed'e salat ve selam olsun.)[1]

İmam, duaların tamamını çoğul zamir ile okur, meselâ "ihdinî ve âfinî" şeklinde değil de, "ihdinâ ve âfinâ" şeklinde okur. Kunut esnasında cemaat imamla birlikte ellerini açarak se­maya kaldırır ve imamın okuduğu duâlara âmin der. (Hanefiler ellerini kaldırmazlar[2]) Kunut okuduktan sonra eller yüze sürülmeden tekbir alınarak secdeye gidilir.

Namazdan sonra tesbihât, zikir ve dualar yapılır.

Selamdan sonra, 3 kere: “Estağfirullah el-azîm ellezî lâ ilâhe illê hüve’l-Hayyü’l-Kayyûme ve etûbu ileyh” denir. Meali: (Büyük, kendisinden başka ilah olmayan, her zaman diri olan ve her şeyi ayakta tutan Allah’tan günahlarımın bağışlanmasını diliyorum ve O’na tevbe ediyorum.)

Ardından: “Allâhümme ente’s-Selêmu ve minke’s-selêm. Tebêrakte ve teâleyte yâ Zel-celêli ve’l-ikram” denir. Meali: (Allah’ım! Sen, Selam’sın, selamet sendendir. Sen çok büyüksün, hayrın ve bereketin çoktur, sen çok yücesin, büyüklük ve ikram sahibisin.)

Ve Ayet’ül-kürsi okunur.

Sonra sırayla 33’er defa: “Sübhânellâh”, (Allah, bütün kusurlardan münezzehtir) “El-Hamdü lillâh”, (Allah’a hamd olsun) “Allâhü ekber” (Allah en büyüktür) denir.

Yüzüncü defa: “Lê ilêhe illâllâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alê külli şey’in kadîr.” Meali: (Allah’tan başka ilah yoktur, O birdir, mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur ve O’nun herşeye gücü yeter.) denir.

Bundan sonra dilerse aşağıdaki gibi rivayet edilen bir me’sur duâ okur:

“Allâhümme innî es’elüke mucibêti rahmetike ve azâimi mağfiratik. Ve’s-selêmete min külli ismin ve’l-ğanimete min külli birr. Vel-fevze bil-cenneti ve’n-necête mine’n-nâr. Allâhümme innî eûzü bike mine’l-hemmi vel-huzni ve eûzü bike mine’l-aczi vel-kesel. Ve eûzü bike mine’l-buhli ve’l-cubni ve’l-feşeli ve min galebeti’t-deyni ve kahri’r-ricêl.”

Meali: (Allah’ım! Şüphesiz ben senden; rahmetinin gereğini ve bağışlamanın yüceliğini, bütün günahlardan salim kalmayı, her çeşit hayrı, Cenneti kazanmayı ve ateşten kurtulmayı diliyorum. Allah’ım! Keder ve üzüntüden sana sığınırım, acizlik ve tembellikten sana sığınırım, cimrilik, korkaklık, başarısızlık, borç altında ezilmek ve kötü adamların kahrından sana sığınırım.)

İmam, duâ esnasında; solunu mihraba sağını da cemaate çevirir. Selamdan sonra imamın kıble tarafından yüz çevirip cemaate dönmesi sünnettir.  Duâ sessiz yapılır, el göğüs hizasında kaldırılır. Duâdan sonra “âmin” denilerek el yüze sürülür.

Dipnotlar:

[1] Ahmed bin Hanbel, Müsned 3/162 Darakutni, 2/39

[2] İbn Âbidîn, Reddü'l-Muhtâr, II/9

Kaynak: Hasan Serhat Yeter, FIKIH 1 (Şafii Mezhebi), 2017

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.