Saffat Suresinin 102. Ayeti Ne Anlatıyor?
Hz. İbrahim’in (a.s.) sadakati ve Hz. İsmail’in (a.s.) eşsiz teslimiyeti: Sâffât Sûresi 102. ayet ışığında kurban ibadetinin özündeki ilahî emre boyun eğme ve sadakat olgusu.
Teslimiyetin zirvesini anlatan Sâffât Sûresi 102. ayette şöyle buyrulur:
ALLAH’IN EMRİNE İTAAT
Saffat Suresi 102. Ayet Arapça:
فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ اِنّ۪ٓي اَرٰى فِي الْمَنَامِ اَنّ۪ٓي اَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرٰىۜ قَالَ يَٓا اَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُۘ سَتَجِدُن۪ٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّابِر۪ينَ
Saffat Suresi 102. Ayet Meali:
“Yavrucuğum” dedi, “Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm; düşün bakalım sen bu işe ne diyeceksin?” Dedi ki: “Babacığım! Sana buyurulanı yap; inşaallah beni sabredenlerden biri olarak bulacaksın.” (Sâffât, 37/102)
Bilgi:
Hz. İbrahim -aleyhisselâm-, Allah Teâla’dan iyi huylu bir evlat isteyince Allah da ona itaatkâr bir evlat nasip etmişti. İsmail 8-10 yaşına geldiğinde Hz. İbrahim -aleyhisselâm-, rüyasında oğlunu kurban ettiğini gördü. Hz. İbrahim -aleyhisselâm-, bunun rüya şeklinde bir vahiy yani Allah’ın emri olduğunu anladı ve oğlunu kurban etmeye karar verdi. İsmail, büyük bir sabır ve teslimiyet örneği göstererek Allah’ın bu emrine boyun eğdi. Allah da onların bu teslimiyetlerine karşılık olarak Hz. İsmail -aleyhisselâm-’ın yerine iri bir kurbanlık gönderdi ve bu kurbanı kestiler. Kurban ibadetinin özündeki Yüce Allah’a teslimiyet olgusunu temsil eden bu olay, Allah’ın emri karşısında Hz. İbrahim -aleyhisselâm-’ın sadakatini, İsmail -aleyhisselâm-’ın de teslimiyetini bize anlatmaktadır. İşte kurban ibadeti böyle bir teslimiyetin ifadesi olarak yerine getirilmektedir.
Mesaj:
Yüce Allah’ın takdirine teslim olan kul için büyük kazançlar ve müjdeler vardır.
Kelime Dağarcığı:
Menâm: Uyku.
Kaynak: Diyanet, Kur'an-ı Kerim'den Serlevha Ayetler
TEFSİR
Saffat Suresi 102. Ayet Tefsiri:
- Çocuk büyüyüp de, beraberinde çalışıp çabalayacak yaşa gelince İbrâhim bir gün: “Evlâdım! Son birkaç gecedir rüyâmda seni kurban etmem gerektiğini görüyorum. Ne dersin, bir düşün bakayım?” dedi. Çocuk hiç tereddüt etmeden: “Babacığım! Sana emredilen neyse onu yap; inşallah beni sabredenlerden bulacaksın” diye cevap verdi.
- İkisi de Allah’ın emrine tam mânasıyla teslim olmuştu. İbrâhim oğlunu sağ şakağı üzerine yere yatırdı.
- Kendisine: “Ey İbrâhim!” diye seslendik.
- “Gerçekten sen gördüğün rüYanin gereğini yerine getirdin. Biz, iyilik eden ve işini güzel yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.”
- Hiç şüphe yok ki bu apaçık bir imtihandı.
- Oğlunun canına bedel olarak, ona büyük bir kurbanlık verdik.
Hz. İbrâhim, Hacer ve İsmâil’i Allah’ın emriyle o dönemde ıssız bir vadi olan, kimsenin bulunmadığı Mekke’de Kâbe’nin yanına yerleştirdi, dua edip geri döndü. (bk. İbrâhim 14/37) Arada bir, onların yanına uğruyordu. Bir seferinde Mekke’de bir rüyâ gördü. Rüyâsında, âyette buyrulduğu gibi İsmâil’i kurban ediyordu. Hz. İbrâhim, rüyâ şeytânî mi, Rabbânî mi diye şüphelendi. Ancak aynı rüyâ üç gün üst üste devam etti. Bu günler, hac mevsiminin tevriye, arefe ve bayramın birinci günü idi. İsmâil (a.s.) koşup oynayacak, babasının yanında çalışıp çabalayacak yaşa gelmiş, hayâtının en sevimli çağını yaşıyordu. İbrâhim’in, Allah’a verdiği sözü yerine getirmesi için, oğlu İsmâil’i kurban etmesi gerekiyordu.
Hz. İbrâhim gördüğü rüyayı henüz hayatının baharında olan biricik yavrusu sevimli İsmâil’e açınca, o peygamber namzedi çocuğun verdiği cevap Allah’a teslimiyetin zirve noktalarını gösteren ve çağlar boyu mü’min gönüllerde “Âh teslimiyet!” ateşini alevlendiren bir mâhiyet arz ediyordu:
“- Babacığım! Emrolunduğunu yap; inşallah beni sabredenlerden bulursun. Bıçağını iyi bileyle ki hemen kessin. Böylece can vermek daha kolay olur. Bıçağı çekerken de yüzüme bakma. Belki babalık şefkati ile Allah’a olan sözünü geciktirebilirsin. Senden ayrılınca Rabbime, dünya nimetlerinden ayrılınca cennete kavuşacağım. Benim asıl hüznüm, canımı vermem değil, kendi elinle kurban ettiğin evlâdının acısını ve hasretini ömür boyu unutamayacak olmanadır…” dedi.
Baba-oğul, bu şekilde Allah’ın emrine tam bir teslîmiyet gösterdiler. İbrâhim (a.s.) ciğerparesini kurban etmek üzere büyük bir azim ve kararlılıkla sağ şakağı üzerine yatırdı. Tam kurban edecekken Cebrâil (a.s.) yetişti. Bıçağı köreltip kesmez hale getirdi. Cenâb-ı Hak İbrâhim’e rüyâsına sadakat gösterdiğini, gereğini tam olarak yerine getirmede samimi davrandığını, hele o yaşlılık döneminde evladına olan muhabbetinin Allah’ın emrini yerine getirmesine mani olmadığını, tam bir iman ve teslimiyet imtihanından geçip bunu kazandığını haber erdi. Ardından Cebrâil (a.s.) cennetten kurban edilecek büyük bir koç indirdi. (bk. Hâkim, el-Müstedrek, II, 605-606; Taberî, Târih, I, 263-278)
Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri, kuranvemeali.com


YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!