Peygamberimizin (s.a.v) Mucizeleri

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), Allah tarafından peygamber olarak gönderildiğini ispat etmek amacıyla birçok mûcize göstermiştir. İşte Peygamberimizin (s.a.v) mucizeleri...

Bunlardan bazıları şunlardır:

a) Mekke’de Kureyş halkının kendisinden bir mucize istemesi üzerine Peygamber Efendimiz’in parmağıyla gökyüzünde ayı işaret etmesi ve orada bulunanların ayı ikiye bölünmüş halde görmeleri. (el-Kamer, 1-3; Buhârî, Menâkıb 27, Müslim, Münâfıkîn, 43, 47, 48;) Yine bir gün, ikindi namazı yaklaşmış, ancak peygamberimiz abdest suyu bulamamıştı. Bunun üzerine peygamberimize içinde azıcık su olan bir kap getirdiler. Peygamberimiz (s.a.s.) Efendimiz elini kabın içindeki suya koydu ve parmaklarının arasından su fışkırmaya başladı. Orada bulunan üçyüz kadar cemaat bundan abdest alıncaya kadar devam etti.

b) Peygamberimiz (s.a.s.) Efendimiz, Medine’deki mescidde bir hurma kütüğünün üzerine çıkarak cemaate konuşurdu. Müslümanlar çoğalınca Peygamberimiz, daha yüksek bir yerden konuşmak için üç basamaklı bir minber yaptırdı. Bir cuma günü hutbeyi bu minberden okumaya başlayınca, mescidin öbür tarafında bulunan hurma kütüğünün, peygamberimizden ayrı kaldığı için yavrusundan ayrılan bir devenin feryadı gibi inlemeye başladığı duyuldu. Bunu gören Peygamberimiz minberden inerek kütüğü kucaklayıp okşadı ve kötüğün inlemesi kesildi.

c) Peygamberimiz, hicretten bir buçuk yıl önce bir gece Burak adı verilen bir vasıta ile Mekke’deki Mescid-i Haram’dan Kudüste ki Mescid-i Aksa’ya getirilmiş, oradan da Cebrâil (s.a.s.) ile birlikte göklere yükselmiştir. Allah’ın dâvetlisi olarak peygamberimizin yaptığı bu yolculuk kâinatta benzeri görülmemiş bir olaydır ve çok kısa bir zamanda gerçekleşmiştir. Allah’ın sonsuz kudretinin eseri olan bu olay, peygamberimizin “İsra ve Mirac” mûcizesidir

d) Peygamberimizin en büyük ve daimi mûcizesi Kur’an-ı Kerim’dir. Ruhları okşayan, gönüllere huzur veren okunuşu, sayısız hikmetlerle dolu yüksek anlamı, insanlığın mutluluğu için getirdiği ölmez prensipler ve bütün çağlara ışık tutan ilmî gerçekleri ile Kur’an-ı Kerim eşsiz bir mûcizedir.

PEYGAMBERİMİZİN ÖZELLİKLERİ

Yüce Allah şöyle buyuruyor:

Ey Muhammed! Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndermişizdir.”[1]

“Ya Muhammed! De ki: Ey İnsanlar! Doğrusu ben Allah’ın hepiniz için gönderdiği peygamberiyim.”[2]

Biz müslüman olarak, hiçbir ayırım yapmadan peygamberlerin hepsine inanırız. Ancak, bizim peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.)’in diğer peygamberler arasında üstün bir yeri ve özellikleri vardır.

Bu özelliklerin başlıcaları şunlardır:

1) Peygamberimiz (s.a.s.) Allah’ın en sevgili kulu, yaratılmışların en büyüğü ve en faziletlisidir.

2) Son peygamberdir, ondan sonra peygamber gelmeyecektir.

3) Bütün insanların peygamberidir. Ondan önceki peygamberler belirli milletlere gönderilmişti.

4) Peygamberliği kıyamete kadar bütün zamanları içine almıştır. Diğer peygamberlerin görevi ise belirli bir zamana mahsus idi.

5) Peygamberimizin tebliğ ettiği İslâm dini, kıyamete kadar devam edecektir.

[1]   Sebe sûresi, 28.

[2]   A’raf sûresi, 158.

PEYGAMBER EFENDİMİZ’İN MUCİZELERİ

Peygamber Efendimiz’in Mucizeleri

KUR’AN’DA ADI GEÇEN PEYGAMBERLER VE MUCİZELERİ

Kur’an’da Adı Geçen Peygamberler ve Mucizeleri

KURAN'DA İSMİ GEÇEN PEYGAMBERLER

Kuran'da İsmi Geçen Peygamberler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.