Peygamberimizin Affediciliği
Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şahsına yapılan kötülüğe nasıl karşılık verirdi? Mekke fethinde neler yaşandı? Peygamberimiz (s.a.v) kendilerine zulmeden, ashabı katleden Mekke ehline nasıl muamele etti?
Fahr-i Kâinat -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, şahsına yapılan hiçbir kötülüğe mukabelede bulunmadı. Dâimâ affetti, kötülüklerin üzerine hep bir şal atıverdi.
Mübârek kızı Zeyneb Vâlidemiz’in vefâtına sebebiyet veren Hebbâr bin Esved’i dahî, karşısına kelime-i şahâdet okuyarak çıkınca affediverdi.
"Haydi Gidiniz, Artık Serbestsiniz!”
Mekke fethinde; o günün «melhame günü / kan dökülecek bir gün» değil, «merhamet günü» olması için, birçok tedbirler aldı. Yılların birikmiş zulümlerine karşı kısas yapma fırsatı eline geçmişken, Mekkelilere şöyle hitâb etti:
“–Ey Kureyş topluluğu! Şimdi benim, sizin hakkınızda ne yapacağımı sanırsınız?”
Kureyşliler;
“–Biz Sen’in hayır ve iyilik yapacağını umarak; «Hayır yapacaksın!» deriz. Sen, kerem ve iyilik sahibi bir kardeşsin! Kerem ve iyilik sahibi bir kardeş oğlusun!..” dediler.
Bunun üzerine Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
“–Ben de Hazret-i Yûsuf’un kardeşlerine dediği gibi derim:
«…Size bugün (eski yaptıklarınız sebebiyle) hiçbir başa kakma ve ayıplama yok! Allah sizi affetsin! Şüphesiz O, merhametlilerin en merhametlisidir.» (Yûsuf, 92)
Haydi gidiniz, artık serbestsiniz!” (Bkz. İbn-i Hişâm, IV, 32; Vâkıdî, II, 835; İbn-i Sa‘d, II, 142-143)
O’nun bu sonsuz af ve merhameti, hakkı ve adâleti tevzî etmesine asla mânî olmazdı.
Kaynak: OSman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2025 Ay: Eylül, Sayı: 247














YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!