Peygamber Efendimiz Uhud Sonrası Bedir’e Neden Gitmek İstedi?
Peygamber Efendimiz’in Uhud sonrası Bedir’e yürüyüş kararlılığı, Ebû Süfyân’ın korkutma çabaları ve müminlerin gösterdiği sebat anlatılıyor.
Uhud günü yapılan sözleşme mûcibince, müşriklerle müslümanlar bir yıl sonra tekrar savaşacaklardı. Bu sözleşme dolayısıyla Ebû Süfyan, ordusunun başında Merru’z-Zahrân mevkiine kadar geldi, ancak yüreğini yine bir korku sardı ve geri dönmek zorunda kaldı. Fakat gurûrunu çiğnetmek de istemediğinden Medîne’ye bir adam yolladı. Kendilerinin büyük bir ordu ile yola çıktıklarını söyletip, aklınca, mü’minleri korkutarak harbe çıkmalarını engellemek istiyordu.
HZ. PEYGAMBER’İN SARSILMAZ KARARLILIĞI: "TEK BAŞIMA BEDİR’E GİDECEĞİM!"
Haber Medîne’ye ulaştığında Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, savaş hazırlıklarını çoktan tamamlamış, yola koyulmak için emir bile vermişti. Haberci, Ebû Süfyân’ın korkup da geri döndüğünü bildiğinden, müslümanları iyice tedirgin edip harpten korkutarak yola çıkmalarına mânî olabilmek için elinden geleni yapıyordu.
Kendisine tembih edilen yalanların üstüne yeni yalanlar ilâve ediyor, şâyet müslümanlar Mekkelilerle şehir dışında harp ederlerse, âkıbetlerinin çok kötü olacağını söylüyordu. Onun ve münâfıkların çabaları netîcesinde, bâzı müslümanların kalplerine korku düştü ve sefere çıkmak istememeye başladılar. Bunun üzerine Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
“Varlığım kudret elinde bulunan Allâh’a yemin ederim ki, yanımda hiç kimse olmasa bile, ben tek başıma Bedir’e gideceğim!” Bundan sonra, Allah Teâlâ müslümanlara yardım etti ve kalplerine sebat ihsân eyledi. (İbn-i Sa’d, II, 59; Vâkıdî, I, 386-387)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!