Orfoz Balığının Önemi

Türkiye’de korunma statüsündeki canlılardan biri olan ve Akdeniz’de yaşayan Orfoz balığının balık merasındaki önemi nedir?

Denizlerde kayalık diplerde yaşayan Orfoz balığı, Akdeniz’de en yaygın görülen Epinephelus türüdür. Kayalık alanlardaki besin zincirinin en üst kısmında yer alan Orfoz hermafrodittir yani çift cinsiyetlidir, hem dişi hem de erkek bireyi temsil eder. Ortalama 50 yıl yaşayan Orfoz’un yaşam döngüsünde dişi olması için en az 5-8 yıl, erkek olması içinse 12-18 yıl arasında yaşaması gerekir. Uzun yaşam döngüsüne sahip olan Orfoz bu nedenle geç üreme erginliğine ulaşır. Saklanabileceği kayalık alanları seçen Orfoz genellikle tek başına yaşayan ve yaşadığı yeri sahiplenir. Orfoz’un genç bireyleri sığ sularda, yetişkin bireyler ise derinlerde bulunur.

ORFOZ BALIĞI NEREDE YAŞAR?

Orfoz, bir Akdeniz balığıdır. Kaya balığı olması dolayısı ile taşlık bölgelerde yaşar ve yaşadığı merada mümkün olduğu kadar çok taşın altını kolayca girebileceği şekilde boşaltır.

ORFOZ BALIĞININ ÖNEMİ NEDİR?

Meradaki altı boşaltılmış her taş Orfoz için tehlike anında sığınma mekanıdır. Orfoz balık merasında kendisinin güvenliği ve rahat avlanması için taşların altını boşaltırken diğer taş balıkları içinde korunma ve af mekanları hazırlamış olur. Bu şekilde her altı açılan taş meradaki balık miktarının artmasını sağlayarak meranın daha verimli bir mekan olmasını sağlar. Özellikle Karagöz türü taş balıkları için altı boşaltılmış taşlar Orfozlarla beraber ortak kullanım alanlarıdır. Bir tehlike anında Orfozlar ve Karagöz türü taş balıkları bir taştan diğer taşa geçerek kendini kaybettirerek kendine göre bir savunma stratejisi geliştirir.

Bir merada orfoz miktarı azaldığında taş altlarının yavaş yavaş kumla dolması neticesinde diğer balıklar yuvalanma ve savunma konusunda sıkıntıya düşmeye başlamaktadır. Bu durumda merada Orfoz’un azalmaya başlamasına paralel olarak diğer taş balıklarının da azalma gözlenmektedir. Bunun en temel sebebi yuvaların kumla dolmaya başlayarak yuva ve barınak olma vasfını kaybetmesidir.

Bir merada Orfozlar korunması durumunda Orfozlar seneler içinde büyüdüğünden ebatlarına uygun olacak şekilde kullanmakta olduğu taşların altını da genişlettiğinden, merada yaşayabilecek diğer taş balıklarının miktarını da arttırmış olmaktadır. Bu durum Orfoz balığının korunmasını zorunlu kılan en akılcı gerekçedir.

ÖLÜ BALIK YENİR Mİ?

Ölü Balık Yenir mi?

ETİ YENİLMESİ CAİZ OLAN VE OLMAYAN SU HAYVANLARI

Eti Yenilmesi Caiz Olan ve Olmayan Su Hayvanları

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.