Öğrenme ve Hafıza Geliştirmeyle İlgili 5 Yöntem

Öğrenmeyi hızlandıracak, kolaylaştıracak, hafızayı güçlendirecek 5 etkili yöntem... Hafızayı güçlendirme teknikleri neler?

İnsan ne kadar zeki olursa olsun hafızasını en iyi şekilde kullanamadığı zamanlar olur. Yapılan araştırmalar, çok sayıda öğrencinin sınanmış etkin öğrenme yöntemlerini kullanmadığını, onun yerine işe yaramaz alışılmış yöntemlerle zaman kaybettiklerini gösteriyor.

Psikoloji alanında yayın yapan önemli bir dergide yer alan yeni bir araştırmada, bir konuyu öğrenirken sıkça başvurulan beş yöntem, bunlara dair yanlış inançlar ve nasıl daha etkili kılınabilecekleri incelenmiş.

1. YÖNTEM: TEKRAR TEKRAR OKUMAK

Yeni kelimeler mi öğreniyorsunuz? Burada en sık kullanılan yöntemlerden biri, anlamlarını öğreninceye kadar kelimeleri tekrar etmektir. Ancak psikologlar bu yöntemin pasif olduğuna ve pek işe yaramadığına inanıyor. Yani ne kadar tekrarlasanız da öğrenmeye çalıştığınız bilginin çoğu kalıcı olmuyor.

Pasif tekrarlamalar belki de en az etkili çalışma yöntemidir. Ama bazen temel bilgileri edinmek için bunu zorunlu hissedebilirsiniz. Bu durumda tekrarları düzenli aralıklarla yineleyebilirsiniz. Bir bölümü okuduktan sonra başka bir işle meşgul olup bir saat, bir gün veya bir hafta sonra o bölüme geri dönebilir, böylece hafızanızı stimüle edebilirsiniz.

Ayrıca o bölüme geri dönmeden önce zihninizi yoklayarak neyi anlayıp anlamadığınızı gözden geçirebilir, böylece zihinsel katılım oranınızı artırabilirsiniz.

2. YÖNTEM: ALTINI ÇİZEREK OKUMAK

Tekrar tekrar okumak gibi bu yöntem de pek işe yaramaz. Aslında bir şey okurken önemli kısımların altını çizmek fikir olarak mantıklıdır; okuduğunuz şeye daha fazla angaje olmanızı ve daha sonra dönüp baktığınızda bu kısımları kolay bulmanızı sağlar. Bu yöntem pasif okumadan biraz daha etkili olabilir; ancak öğrencilerin her şeyin altını çizmesi nedeniyle pek yararı görülmez.

Uzmanlar, metnin bir kez baştan sona okunmasını, önemli kısımları işaretleme işinin ikinci okuma sırasında yapılmasını öneriyor. Böylece parçalar üzerinde daha fazla düşünme ve bütün içindeki göreceli önemlerini daha iyi değerlendirme fırsatı olacaktır. Bu ise daha güçlü bir hafıza oluşumu için gerekli olan aktif öğrenmeyi teşvik eder.

3. YÖNTEM: NOT ALMAK

Hangi kütüphaneye, sınıfa veya amfiye girseniz öğrencilerin hararetle not aldığını görürsünüz. Ama okurken altını çizme ve işaretleme gibi burada da sorun, not alınacak şeyin konu bütünlüğü içindeki önem derecesi konusunda yanlış kararlar verme ihtimalidir. Her şeyi not almak bir işe yaramaz.

Deneyler gösteriyor ki, öğrenciler notlarında bir fikri ifade ederken ne kadar az kelime yazmışsa onu daha sonra hatırlama ihtimali artıyor. Kendi ifadelerinizle özet yazmak, konu üzerinde düşünmenizi sağlıyor ve bu ekstra çaba o fikrin hafızaya yerleşmesini kolaylaştırıyor.

Ayrıca not alırken klavye yerine defter ve kalem kullanmanın konuyu sonradan hatırlama açısından daha etkili olduğu görülüyor. Bunun nedeni ise kalemle yazmak daha yavaş olduğundan not alan kişinin ifadeler üzerinde düşünüp kısaltmaya çalışmasındandır.

4. YÖNTEM: TEMEL NOKTALARI BELİRLEMEK

Çoğu öğretmen, öğrencilerini, gördükleri dersin ana hatlarını, temel noktalarını belirlemeye yönlendirir. Öğrenilmesi gereken temel noktalar mantıklı bir sıralama ile ortaya konur. Bazen bunu öğretmenler hazırlasa da öğrencilerinden de isteyebilirler.

Araştırmalar, dersin ana hatlarına sahip olan öğrencilerin daha iyi performans gösterdiğini ortaya koyuyor. Zira bu yolla farklı konular arasındaki bağlantıları tespit etmeleri mümkün olabiliyor. Çalışmaya başlamadan önce konunun ana iskeletini oluşturmak, ilerledikçe ayrıntılara girmek etkili bir yöntem olarak biliniyor.

Öğrenme sürecinin büyük kısmı öğretmen olmadan, kendi başına yapılan çalışmayı içerir. Herhangi bir metni okurken veya dersi dinlerken öğrenci, konunun temel noktalarını kendi başına çıkarabilir. Burada da bu işi özet halinde yapmak gerekir. Yani ayrıntılara girmeden ana çatıyı kurmak, böylece temel bağlantıları görecek şekilde 'sağlam öğrenme' işleminden yararlanmak önem taşır.

5. YÖNTEM: HAFIZA KARTLARI

Özellikle ayrıntılı bilgiler içeren bir konuyu öğrenirken kişinin kendisini teste tabi tutması (psikologlar buna "bilgi çıkarma pratiği" diyor) en etkili öğrenme yöntemi olarak görülüyor, hafızayı geliştirici bir etkisi olduğu ifade ediliyor. Ancak bu yöntemin etkisini artırıp azaltacak işlemler de var.

Çoğu insan kendi düşünme tarzının sınırlarını kestiremez; aldığı kararları gerçekte olduğundan daha akıllıcaymış sanabilir. Neyi ne kadar öğrendiğimiz konusunda da böyle bir yanılgıya düşebiliriz. Bir araştırmada görüldü ki, kişinin bir bilgiyi öğrenme düzeyi konusunda özgüveni ne kadar fazla ise onu daha sonra hatırlama ihtimali de o kadar azalıyor.

Öğrendiğimiz bilgileri ileride unutmanın ne kadar kolay olduğunu anlayamayabiliriz. Diyelim ki hafıza kartları kullanarak bilginiz konusunda kendinizi sınadınız ve o an konuyu hatırladığınızı gördünüz. Bu, o bilgilerin artık unutulmayacağı anlamına gelmiyor.

Yani, hafıza kartlarınızı hemen atmayın; kendinizi ara ara test etmeye devam edin.

HAFIZAYI GÜÇLENDİRMEK İÇİN OKUNACAK DUA

Hafızayı Güçlendirmek İçin Okunacak Dua

HAFIZAYI GÜÇLENDİREN 10 ALIŞTIRMA!

Hafızayı Güçlendiren 10 Alıştırma!

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.