Namazda Ayrı Bir Sır Var!

Namazın sırrı ve hikmeti nedir? Namaz kılmayanların akıbeti ne olacak? Efendimiz (s.a.v) nasıl namaz kılardı? Namazın hayatımızdaki vazgeçilmez yeri ve kıymeti. Osman Nuri Topbş Hocaefendi anlatıyor.

(Aşağıdaki metin videonun kısa bir özetidir. Vaazın tamamı ve tüm detayları için videoyu izleyebilirsiniz.)

Bizim için en mühim olan orada namaz farz oldu. Namaz Cebrâilsiz farz oldu. Bütün ayetler Cebrâil’le beraber geldi fakat namaz Cebrâilsiz farz oldu. Onun için namazda ayrı bir sır var. Namaz dinin direği, müminin miracıdır. Namazla kazanılacak kemalât hiçbir ibadette kazanılamaz buyuruluyor. Namazlarımız miraçlarımızın irtifa ölçüsüdür. Hesabı ilk görülecek, sorulacak amelimiz namazdır. Çünkü namaz Cenab-ı Hakk’ın büyük bir lütfudur. Fahşadan ve münkerden korur. Fakat huşû ile kılınacak bir namaz, hem zahire hem bâtına tesir eder.

Bir müminin beş vakit namazı kılmaması korkunç bir ihmal ve günahkârlıktır. Namaz öyle ehemmiyetlidir ki savaşta düşman hücumu endişesi altında dahi namaz terk edilmez. Bir grup namaz kılar, diğer grup nöbetçi kalır, sonra yer değiştirirler. Buna salâtü’l-havf, yani korku namazı denir.

Kıyâme Suresi’nde buyuruluyor: O cehennemlik kişi peygamberin getirdiğini kabul etmemiş, namaz da kılmamıştı. Aksine yalan saymış ve yüz çevirmişti, sonra çalım satarak yürümüştü. ( Bknz. Kıyâmet 75/31-33)

Cenab-ı Hak: “Secde et ve yaklaş.” buyuruyor. (Alak 96/19)

Efendimiz: “Namazı benden gördüğünüz gibi kılın.” buyuruyor. (Buhârî, Ezân 18)

Abdullah bin Şıhrî der ki: Resûlullah Efendimiz namaz kılarken göğsünden kaynayan kazan gibi sesler gelirdi. (Ebû Dâvûd, Salât 157)

“Onlar ki namazlarını huşû ile kılarlar.” ( Bknz. Mü’minûn 23/2)

Huşû nedir? Cenab-ı Hakk’ın huzurunda olunduğunun idraki içinde olmaktır. Huşû tevekkül ve teslimiyeti artırır.

Hazreti Ali baldırından ok yemişti, çok ızdırap verdi. “Namaza durayım, öyle çıkarın.” dedi. Hazreti Ömer mızrakla yaralandı, biri “Namaz geçiyor” dedi, kanlar içinde kalktı: “Namazsız Müslümanlık olmaz.” dedi.

Namaz kalp huzuruyla kılınırsa uhrevî sevabın yanında dünya hayatına da psikolojik bir ferahlık sağlar. Asr-ı saadette psikiyatrik buhran yoktu. Bir mütefekkir diyor ki: Namaz psikiyatrik bir tedavidir. Rabbine çıkışıdır. Namaz hak âşıklarının doyulmaz lezzetidir.

İslam ve İhsan

NAMAZ NASIL KILINIR?

Namaz Nasıl Kılınır?

NAMAZLA İLGİLİ AYETLER VE HADİSLER

Namazla İlgili Ayetler ve Hadisler

5 VAKİT NAMAZLA İLGİLİ AYET VE HADİSLER

5 Vakit Namazla İlgili Ayet ve Hadisler

NAMAZIN FAZİLETİ İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER

Namazın Fazileti ile İlgili Ayet ve Hadisler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.