Mehmetçik ve Filistin İçin Sabah Namazında Dua Edildi

Mehmetçikler ve Filistin'de hayatını kaybeden siviller için sabah namazında tüm camilerde dua edildi.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Ordu Yalı Camisi’nde "Mazlumlara Dua, Filistin’e Vefa" Sabah Namazı Buluşması'na katıldı. Sabah namazını kıldıran Erbaş, ardından camideki cemaate hitap etti.

Vatanın her yerinde bütün camilerde sabah namazı buluşması yapıldığını belirten Erbaş, "Şehitler için, mazlumlar için, terör mücadelesinde şehit olan güvenlik kuvvetleri, askerlerimiz, polislerimiz başta olmak üzere uzun zamandan beri büyük bir zulüm altında olan Kudüs, Filistin, Mescid-i Aksa Müslümanlarına ve şehitler için okunan binlerce hatmi şerifin duasını yapmak üzere bu cuma sabahı bütün camilerde toplandık." diye konuştu.

Dünyanın kurulmasından, ilk insan ve ilk peygamber Hazreti Adem Aleyhisselam'dan itibaren hak ve batıl mücadelesinin devam ettiğini ifade eden Erbaş, bundan sonra da kıyamete kadar devam edeceğini söyledi.

Önemli olanın insanların hak tarafında yer alması olduğunu dile getiren Erbaş, "Peygamberlerin getirmiş olduğu hak dinin adı İslam'dır. İslam'ın ilkelerinin yer aldığı hak cephesinde bulunanlar Cenabıhakkın rızasına uygun yerde bulunmuş demektir. Onun için biz diyoruz ki Allah'ın yarattığı bütün kullar onun gönderdiği Peygamberlerin izinde olsunlar." ifadelerini kullandı.

"ŞANLI ORDUMUZ ÜLKEMİZİN SINIRLARININ İÇERİSİNDE VE ÖTESİNDE BÜYÜK BİR MÜCADELE VERİYOR"

Erbaş, Allah'ın nurunu söndürmek isteyen insanların hep olduğunu ve bugün de var olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

"Dün çeşitli cephelerde dedelerimiz mücadele ettiler. Dinimiz için, ezanımız için, bayrağımız için mücadele ettiler. Bizim köyümüzden 80 kişi gitmiş, 6 kişi dönmüş. Diğerleri şehit. Çanakkale'den Yemen'e, Sarıkamış'tan Maraş'a, Antep'e her yer düşmanlar tarafından işgal edilmeye çalışılmış. Ama ecdadımız Anadolu'yu onlara mezar etmiş. Bugün de şanlı ordumuz ülkemizin sınırlarının içerisinde ve ötesinde büyük bir mücadele veriyor. Teröristlere ve teröristleri destekleyen düşmanlara karşı ordumuz mücadele veriyor."

"KUDÜS, FİLİSTİN BÜYÜK BİR ZULÜM ALTINDA"

Erbaş, aynı mücadelenin Kudüs ve Filistin'de verildiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Barışın yurdu diye Hazreti Ömer zamanından beri isimlendirilen, ismini asırlar boyunca Müslümanlar sayesinde taşıyan Kudüs, Filistin büyük bir zulüm altında. Bu zulmün ortadan kalkması için bütün Müslümanların güç birliği yapması lazım. Tek yumruk olması lazım. Bizler Türk milleti olarak, düşüncesi farklı olabilir. Ama öteden beri Kudüs deyince hep kalbimiz başka atmıştır. Filistin deyince oradaki Peygamberler gözümüzün önüne gelmiştir. Duyarsız olmak mümkün mü? Bir Müslüman olarak Kudüs ve Filistin denince orada yapılan zulümleri görmemek mümkün mü? Bugün bu farkındalığı oluşturmak, zulmün son bulması, mazlum insanların ölmemesi hem şehit olan askerlerin hem de Kudüs ve Filistin'de şehit olan kardeşlerimiz için dua yapmak üzere tüm camilerde toplandık. Müminlerin ne kadar bir ve beraber olması gerektiğini hatırlatmak isterim. Allah'ın kitabının izinde ve resulünün sünnetinin izinde bütün Müslümanlar olarak yeryüzünde 2 milyar civarında Müslümanlar olarak yürümek Efendimiz aleyhissalatu vesselamın vasiyetini yerine getirmek anlamına gelir. Allah için, namus için, vatan için, İslam için, bayrak için, ezan için ve tüm şehitler için amin seslerimiz yükselsin."

Erbaş, konuşmasının ardından dua etti.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

DÜŞMANA KARŞI OKUNACAK DUÂ

Düşmana Karşı Okunacak Duâ

FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZE DUA

Filistinli Kardeşlerimize Dua

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.