Küle Dönen Evde Bir Tek Kur’an-ı Kerim Zarar Görmedi

Antalya’nın Manavgat ilçesindeki orman yangınlarında Ramazan Aydın’a ait 2 katlı ev yandı. Küle dönen evde bulunan Kur’an-ı Kerimlerin zarar görmediği ortaya çıktı.

Antalya Manavgat’taki orman yangınları, bazı yerleşim yerlerini de etkiledi. Yangından etkilenen bölgelerden olan Aşağıışıklar Mahallesi’nde, işitme engelli olan ve cihazla iletişim kurabilen Ramazan Aydın’a ait olan 2 katlı müstakil ev yanarak tamamen küle döndü. Yangında küle dönen evde bulunan Kur’an-ı Kerimlere ise hiçbir şey olmadığı görüldü.

“BİR TEK KUR’AN-I KERİMLER YANMADI”

Yanan evini görünce tek temennisinin Kur’an-ı Kerimlerin yanmamış olması olduğunu söyleyen işitme engelli afetzede Ramazan Aydın, “Çarşamba akşamı arkadaşımla birlikte Çolaklı’daki yangına su götürmek için gittik. 00.00 gibi eve döndük. Yattıktan sonra koku gelmeye başladı. Saat 02.00 gibi babam beni aradı. Yangın var dediler. Baktık buraya doğru geliyor, bahçenin arkasında 300’e yakın tavuk ve keçilerimiz vardı onları bir arabaya bindirdik ve bölgeden uzaklaştık. Canımızı zor kurtardık.

Daha sonra evimin olduğu yere geldik. İtfaiye araçlarını gördüm. Evim yanıyordu. Söndürdüler, zor girdim eve baktım hiçbir şey kalmamış. Her şey yanmış. Evi geziyordum, İnşallah Kur’an-ı Kerim’ler yanmamıştır dedim. Bir baktım gerçekten yanmamış. Bir tanesi bile yanmamış. Evimin içerisinde hiçbir şeyim kalmadı, kül oldu. Bir tek Kur’an-ı Kerim’ler yanmadı” ifadelerini kullandı.

KURAN-I KERİM ŞİFA VE RAHMETTİR

Kuran-ı Kerim Şifa ve Rahmettir

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.