Katil İsrail'in Çekildiği Han Yunus'taki Evlerine Dönen Filistinliler Büyük Bir Yıkımla Karşılaştı

Katil İsrail'in 4 ay yoğun saldırılar düzenledikten sonra çekildiği Gazze Şeridi'nin Han Yunus kentinde evlerine dönen Filistinliler, gördükleri yıkımın boyutları karşısında şaşkınlık yaşıyor.

Han Yunus'taki evini görmek için kente geri dönen Filistinli Ravan, ailesinin uzun yıllar emek vererek inşa ettiği evi yerle bir olmuş halde buldu.

srail saldırıları sonrası Refah kentine sığınmak zorunda kalan ailesiyle yeniden evlerine geri dönmeyi umarak kente gelen Ravan, gördükleri karşısında büyük bir hayal kırıklığı yaşadı.

"Burada yaşanabilecek hiçbir yer yok"

Üzüntüsünü Anadolu Ajansı muhabiriyle paylaşan genç kadın, "Evimizden uzakta bir yerlere sığınmaktan çok yorulmuştuk. Askerler çekilince evimize gelip kalmayı ve burada yaşamayı planlamıştık. Ancak gördüğüm yıkım karşısında büyük şaşkınlık yaşadım. Ev yok, evden bir eser yok. Burada yaşanabilecek hiçbir yer yok." dedi.

Kentte, Ravan gibi askerler çekildikten sonra evine dönmek ve orada yaşamak isteyen binlerce Filistinli bulunuyor.

Said Abdurrahman da aynı düşünce ve istekle mahallesine dönmüş Filistinlilerden sadece biri.

"Refah'ta sığındığımız yerlere geri döneceğiz mecbur"

Evini harabe olmuş halde bulan Abdurrahman, "Askerler çekildikten sonra burada, Han Yunus'ta hiçbir şey kalmamış. Ne ev, ne de su. Refah'ta sığındığımız yerlere geri döneceğiz mecbur." ifadesini kullandı.

Katil İsrail güçleri, Hamas'ın elinde tuttuğu katil İsrailli esirleri kurtarma bahanesiyle kara saldırısı başlattıktan 4 ay sonra, 7 Nisan'da Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'tan çekildiğini duyurmuştu.

Katil İsrail'in saldırıları, şehri büyük ölçüde etkileyerek yollara, evlere ve altyapıya büyük zarar verdi.

Katil İsrail'in Gazze'yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, "Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme" gerekçesiyle katil İsrail'e 7 Ekim 2023'te kapsamlı saldırı düzenledi.

Katil İsrail, 7 Ekim'deki saldırılarda 1200 katil İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

Katil İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 14 bin 500’ü çocuk, 9 bin 560'ı kadın olmak üzere 33 bin 797 Filistinli öldürüldü, 76 bin 464 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

Katil İsrail güçleri, Gazze Şeridi'ne saldırılarının başladığı 7 Ekim'den bu yana 260’ı karadan işgal sürecinde olmak üzere 604 askerinin öldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023'te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan "insani ara"da 81 katil İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan katil İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de 7 Ekim 2023'ten bu yana katil İsrail askerleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 464 Filistinli hayatını kaybetti.

Son verilere göre, katil İsrail güçleri ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023'ten beri devam eden çatışmalarda 272 Hizbullah mensubu, 54 Lübnanlı sivil, 17 Emel Hareketi, 13 Hamas, 12 İslami Cihad mensubu ile 7 katilli İsrailli sivil ve 11 asker öldü.

Kaynak: Diyanet Haber

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.