Kimse Bize Bir Şey Olmaz Çevremize Bir Şey Olmaz Demesin

Siirt'te immün plazma yöntemiyle Kovid-19'u yenen sağlık çalışanı Kayar, "Kimse bize bir şey olmaz, çevremize bir şey olmaz demesin. Çok sevdiğiniz insanları basite aldığınız bir hastalık yüzünden kaybedebilirsiniz." ifadelerini kullandı.

Siirt'te immün plazma yöntemiyle tedavi gören ve yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) yenen 43 yaşındaki sağlık çalışanı Turgut Kayar, "Kimse bize bir şey olmaz, çevremize bir şey olmaz demesin. Çok sevdiğiniz insanları basite aldığınız bir hastalık yüzünden kaybedebilirsiniz." dedi.

Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesinde güvenlik personeli olarak görev yapan Kayar, mart ayında baş ağrısı ve halsizlik şikayetiyle gittiği hastanede test sonucu pozitif çıktı.

Durumunun ağırlaşması üzerine solunum cihazına bağlanan Kayar, Turgut Özal Tıp Merkezinde yakalandığı Kovid-19'dan kurtulan bir hastadan alınan plazma ile tedavi gördü.

Turgut Özal Tıp Merkezi Kök Hücre Nakli ve Aferez Nakli Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Ali Erkurt'un önerileri doğrultusunda uygulanan tedaviye olumlu yanıt veren Kayar, davul zurna eşliğinde hastaneden taburcu edildi.

Yaşadığı o zorlu süreci unutmanın mümkün olmadığını anlatan Turgut Kayar, kentte salgına yakalanan ilk kişilerden olduğunu söyledi. Kayar, şöyle konuştu:

"Çekilen tomografi sonuçlarımda akciğerimde lekeler bulundu ve hastaneye yatırıldım. Daha sonra sonuçlarım pozitif çıktı. Bir hafta normal serviste yattım, durumum ağırlaştı ve yoğun bakıma alındım. Yoğun bakım sürecinde daha da ağırlaşıp entübe edildim. Bu süreçte ailem olsun sevenlerim ve çevrem gerçekten ağır bir depresyon yaşadı. O sırada yoğun bakımda entübe olarak yatıyordum, her şeyden habersiz. Bu süreçte entübe durumdayken plazma tedavisiyle Türkiye'de ilk iyileşenlerden biriydim."

14 gün yoğun bakımda kaldığını aktaran Kayar, bu hastalığın basite alınacak bir yanının bulunmadığını dile getirdi.

"Kimse bize bir şey olmaz, çevremize bir şey olmaz demesin. Çok sevdiğiniz insanları basite aldığınız bir hastalık yüzünden kaybedebilirsiniz." diyen Kayar, herkesin dikkatli olmasını istedi.

Kayar şöyle devam etti:

"Lütfen daha dikkatli olalım hep beraber üzerimize düşeni ciddiyetle yapalım. Herkesten ricam çevrenize dikkat edin, bu gerçekten hafife alınmayacak bir hastalık. Benim için çok zor geçti. Halen de bunun sıkıntısını çekiyorum. Herkes sosyal mesafeye uysun, maske taksın ve hijyene dikkat etsin. Bize bir şey olmaz demeyin. Çok ciddi bir hastalıktır."

Hastalığın dünya genelinde hızla yayıldığını anlatan Kayar, salgınla mücadelede herkese önemli görevler düştüğünü belirtti.

Kayar, mecbur kalmadıkça tedbir amaçlı dışarıya çıkmadığını ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Zor bir süreç geçirdim. Hamdolsun tekrardan dünyaya gelmiş gibiyim, hem kendim hem ailem için. O yüzden evin içinde bile maskesiz dolaşmamaya da dikkat ediyor. Mecbur kalmadıkça dışarıya çıkmıyorum. Sadece sabah ve akşamları bir iki kilometre evin önünde dolaşıyorum. Hamdolsun biz atlattık. Bu süreci çok ağır geçiren hastalar var. Yarın bunlardan biri siz olmayın. Yoğun bakım sürecindeyken solunum cihazına bağlıydım, uyandıktan sonra çok zorluk çektim. İnanın bu hastalığı geçiren bir kişi başkalarına bulaşmaması adına ne maskesiz dolaşır ne de sosyal mesafeye göz yumar."

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.