Kaylule Uykusu Nedir?

Peygamber efendimizin uyku düzeni nasıldı, kendisi gündüz uyur muydu? Kaylule uykusu nedir? Kaylule uykusunun faydaları nelerdir?

Resûl-i Ekrem Efendimiz’in uyku vakti, genellikle yatsı namazından sonra ve sabah namazından önceki zamandır. Efendimiz, imkân varsa öğle namazından sonra bir saat kadar uyurdu. Buna “kaylûle” denir. 

Peygamber Efendimiz bununla alakalı olarak da:

“Gündüzün orucuna sahur yemeği ile, gecenin ibadetine de öğle uykusu ile yardımcı olunuz!” (Hâkim, I, 588) buyurmuş ve bu uykunun daha ziyade gece ibadetine yardımcı olacağını ifade etmiştir.

Nitekim bugün doktorlar, glikoz metabolizmasının en yüksek seviyede olduğu 11:00- 13:00 saatleri arasında kısa bir öğle uykusunu faydalı olduğunu söylemektedirler. (Dr. Arslan Mayda, s. 39)

Yine uzmanların tesbîtine göre, saat 22:00’de tansiyon ve kalp atım sayıları düşer. Saat 04:00’ten sonra tansiyon ve kalp atışlarında yükselme başlar ve 15:00-18:00 arası en üst seviyeye ulaşır. Dolayısıyla tansiyon ve kalp atımının yüksek olduğu ve hücrelerin en üst derecede metabolize olduğu ikindi vaktinde uyumamalıdır. Ayrıca bu vakitte uyumakla yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlığına da dâvetiye çıkarılmış olur. İslâm âlimlerinin ikindi vakti uykuyu tavsiye etmemelerindeki hikmetlerden biri de bu olsa gerektir. (Mayda, s. 38-39) Tasavvuf ehli sünnete uyarak, zikir için genellikle seher, sabah ve ikindi vakitlerini tercih etmişler ve bu anların bereketinden faydalanmışlardır.

Güneşin doğuşundan yaklaşık 45 dk dakika geçinceye kadarki zamanda uyumak iyi karşılanmamıştır. Aslolan erken yatıp erken kalkmaktır. Sabah namazını kıldıktan sonra tesbih, zikir, Kur’ân ve ilimle meşgul olmalı ondan sonra işe başlamalıdır. Sabahın bereketinden istifade etmek lazımdır. İkindi ile akşam arasında da yatmak uygun değildir. Herkes bu vakitte yatmanın zararını bizzat tecrübe ederek görmüştür. O vakitte yatıp da kalkan kişi sersem gibi olur ve kendine gelmekte güçlük çeker. Sabah vakti olduğu gibi ikindi ve sonrası da zikir ve tefekkürle değerlendirilmelidir.

KAYLULE VAKTİ NE ZAMAN?

Kaylule uykusu bir şekerleme veya sadece dinlenme olan, tam gün ortasında güneş tepedeyken yapılan bir istirahattir ve sünnettir. Eğer öğle namazı hemen kılınmıyorsa genellikle öğle namazı öncesinde yapılır. Aksi halde namazdan sonra da yapılabilir.

KAYLULE UYKUSUNUN FAYDALARI

 1. Gün içinde uygulanırsa erken yaşlanmayı önler.

İşte bu nedenle aynı zamanda “güzellik uykusu” da denilir. Uykuda büyüme hormonları salınarak derideki ölü hücrelerin yenilenmesi sağlanır.

2. Kaylule uykusu gün içindeki performansınızı artırır.Bir araştırmaya göre şekerleme zihinsel ve fiziksel aktivitelerin performansını artırıyor. Eğer çok fiziksel aktivitede bulunuyorsanız, şekerleme sayesinde hemen tekrar dinlenebilir ve sonuçta daha iyi bir atletik performans sergileyebilirsiniz. Çalışmalar gösteriyor ki ideal şekerleme süresi, derin uykuya girmeden önce 20 ila 40 dakika arası olmalıdır.

3. Bu kısa uyku hücreleri onarır.Uyku halindeyken bedenimiz kendini onarır. Stres ve toksinler sonucu vücutta oluşan zararı onaran proteinler üretilir. Şekerleme sayesinde üretilen büyüme hormonları doku ve kas yıpranmalarını iyileştirir.

4. Kaylule yapmak hafızayı kuvvetlendirir.Yine yapılan son araştırmalara göre şekerleme genel beyin fonksiyonlarının daha sağlıklı gerçekleşmesini sağlıyor. Araştırıcılar, şekerleme sırasında geçici hafızanın kalıcı hafızaya dönüştürüldüğünü ve aynı zamanda da geçiçi hafızanın boşaltılarak yeni bilgilerin öğrenilmesine beynin hazır hale getirildiğini keşfettiler

5. Kaylule kolay kilo vermenize yardımcı olur.Uykusuzluk leptin ve ghrenlin hormonlarının dengesini bozar. Bu hormonlar iştahınızdan sorumludurlar. Bu hormonların dengesi bozulduğunda daha fazla yeme ihtiyacı hissedersiniz. Şekerleme ise bu hormonları dengede tutar.

Magnezyum, sinirlerinizi yatıştırmada ve kasları gevşetmede size yardımcı olabilir ki bu da iyi bir uyku için yardımcı olur.

Kaynak: Dr. Murat Kaya, (Osman Nuri Topbaş- Ebedi Saadet Rehberi Örnek Şahsiyetler)

GAYLULE, KAYLULE VE FEYLULE UYKUSU NEDİR, NE ZAMAN UYUNUR?

Gaylule, Kaylule ve Feylule Uykusu Nedir, Ne Zaman Uyunur?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • "Güneşin doğuşundan yaklaşık ( KAÇ DAKİKA ??? ) dakika geçinceye kadarki..." Lütfen tamamlayınız. Teşekkürler. Kolay gele...

    • Güneşin doğuşundan 45 dk geçinceye kadar

    Elhamdülillah

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.