Kişi hayatından öncelik sırası olarak neye ehemmiyet veriyor ise kişiliği de o minvalde ölçülür. İşte Hz. Ömer'den -radıyallâhu anh- bir nasihat...
Dînî makamlar üçtür: İslâm, îman ve ihsan…
Abdullah Sert Bey, Nakşi Büyüklerinin Kitap ve Sünnette Olan Bağlılığnı anlatıyor...
Meselâ gönül dünyamızda “tasavvuf” mefhumunun müstesnâ bir mevkii bulunmaktadır. Fakat günümüzde pek çok dînî mefhum gibi “tasavvuf” da ağır ithamlara mâruz kal
Allah (c.c) seçtiği elçisi olan Peygamber'ine dahi beni zikret emri, kalplerin Allah'a olan bağlılığında zikrin ehemmiyetini göstermektedir. Bu emirden sonra bi
Tasavvuf, özü itibariyle gönül âlemimizin selîm (temiz, şeffaf, berrak, hastalıksız) bir hâle gelip, mârifetullâh (Allâh’ın kalb ile tanınması) ve muhabbetullâ
Bahâuddin Nakşibend Hazretleriʼnin olumsuz bir durumdan dersler çıkardığı ibretlik bir hikâyeyi istifadenize sunuyoruz.
Dünyada 16. asra “Türk Asrı” denilmiştir. Bunun sebebi, sadece bu asrı dolduran askeri ve siyasi başarıların şa’şaa ve debdebesi değildir. Bilâkis onlarla birli
İnsanlığın hidâyet ve ıslâhı, akıl ve mantıktan ziyâde, kalbe ve vicdâna hitâb eden, gönlünü bir rahmet dergâhı hâline getirmiş ârif zâtların, hâl ve kāl ile ya
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi kemale ermek için aşılması gereken 3 merhaleyi anlatıyor. [Video 2 dk.]