Peygamberler Tarihi

Hz. Süleyman'ı (a.s) Tehdit Eden Serçe

Hz. Süleyman (a.s.) ve serçe arasında nasıl bir konuşma geçti? Serçe Hz. Süleyman'ın (a.s), saltanatını ne ile tehdit etti? Hz. Süleyman'ı (a.s.) tehdit eden se

Hz. Eyüp’ün (a.s.) Hayatı

Hz. Eyüp (a.s) kimdir? Hz. Eyüp’ün (a.s) hastalığı ve hastalığı için yaptığı şifa duası neydi? Allah’a teslimiyet ve sabrın sembolü olan, nice ağır imtihanlara

Hz. Yunus'un (a.s.) Kavmi Helak Olmaktan Nasıl Kurtuldu?

Hz. Yunus'un (a.s.) kavmi helak olmaktan nasıl kurtuldu? İsyan eden kavimlerin çoğu helak olurken Allah (c.c) onlara nasıl merhamet etti? Kavim ne yaptıda affed

Lut Kavmi Neden Helak Oldu?

Lut Aleyhisselam hangi kavme gönderildi? Lut Kavmi’nin özellikleri nelerdir? Lut Kavmi neden helak oldu? Lut kavmi’nin helakı nasıl oldu? Lut Kavmi ile ilgili a

Lût Kavminin Yaptığı Kötülükler

Allâh Teâlâ Lût kavminin helâkinden ibret alınmasını emretmekte ve helâk olan kavimlerin kalıntılarının insanlık târihine bir ibret olarak bırakıldığını bildirm

Hz. Süleyman’ın (a.s.) İbretlik Vefatı

Hz. Süleyman’ın (a.s.) 40 yıl saltanat sürdüğü ve 52 veya 53 yaşında vefat ettiği nakledilir. Peki Hz. Süleyman (a.s.) nasıl vefat etti? Hz. Süleyman’ın (a.s.)

Hz. Süleyman (a.s.) Hüdhüd ve Belkıs Kıssası

Kuran’da bahsedilen Hz. Süleyman (a.s.) Hüdhüd ve Sebe Melikesi Belkıs’ın kıssası.

Hz. Süleyman (a.s.) ve Karınca Hikayesi

Kuran’da geçen Hz. Süleyman (a.s.) ve karınca kıssası neyi anlatıyor? Süleyman Peygamber’in karınca ile konuşması.

Mescid-i Aksa’yı Kim Yapmıştır?

Mescid-i Aksa’yı (Beyt-i Makdis) kim inşa etmiştir? En faziletli mescitler hangileridir? Mescid-i Aksa yıkıldı mı? Mescid-i Aksa nerede ve önemi nedir? Mescid-i

Hz. Süleyman’ın (a.s.) Saltanatı ve Zenginliğinin Sırrı

Hz. Süleyman (a.s.) nasıl imtihan edildi? Hz. Süleyman (a.s.) neden en zengin ve en güçlü olmak istemiştir? Hz. Süleyman’ın (a.s.) emrine verilenler nelerdir? H

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.