İSLAM

İlk Kaybolan İlim: Namazdaki Huşû Sırrı

Namazın ruhsuz bir şekilden ibaret kalmaması için nefis engelini aşmanın ve kaldırılacak ilk ilim olan 'huşû' ile hakiki ibadete ermenin yolları.

Namazda Huşû ve Kalp Huzuru

Şeytanın namazdaki vesvese tuzaklarından korunmanın yolları, gerçek huşûnun sırları ve huzurlu bir ibadet için altın tavsiyeler.

Müminin Miracı ve İbadetlerin Zirvesi: Namaz

İbadetlerin zirvesi namaz, kulu Allah’a bağlayan en güçlü bağdır. İhsan şuuruyla kılınan her namaz, müminin dünyadaki gerçek miracıdır.

Peygamberimizin Tâlim Ettiği Namaz

Bir vakti edâ ederken onu "son namazımız" gibi kılabiliyor muyuz; Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bize tâlim ettiği namaz aşkını hayatımıza ne kadar y

Peygamber Efendimiz’in Son Vasiyeti: Namaz

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) dünyada sevdiği üç şey ve son nefesinde ümmetine bıraktığı en büyük emanet olan namaz vasiyetinin manevi derinliği.

Namazı Terk Etmek İçin Mazeret Var mı?

Savaşın ortasından ağır hastalık hallerine kadar; hangi durum farz olan namaz borcunu insanın üzerinden düşürebilir? Bu hakikat bize neyi anlatıyor?

Müminin Miracı: Kulun Rabbiyle Dünyadaki En Yakın Mülâkâtı

Namaz; dünya kelâmının sustuğu, kulun Rabbiyle mülâkî olduğu bir mîraçtır. Bu ilâhî hediye, mümini Allah’a en çok yaklaştıran kemâlât zirvesidir.

Manevi Arınma Nehri: Beş Vakit Namaz

Namaz; huşû ve hiçlik makamıdır. Günahları silen beş vakit namazın arındırıcı gücünü ve huzurdaki kalbî edebi hadislerin ışığında anlayın.

Cehenneme Götüren İlk Sebep Nedir?

Namazı terk etmenin dehşeti ve imanı tescil eden salih ameller... Cehennem ehlinin ilk itirafı ve son nefes endişesi üzerine mühim bir hatırlatma.

Namaz Neden Nefse Ağır Gelir?

Bakara Sûresi ışığında namazın manevi sırlarını tefekkür edin: Toprak yığınındaki altın misali, bu ibadetin ecri ancak sabır ve ısrarla elde edilir.

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.