İSLAM

Ebu Said’in Sabır ve Rızık Hikâyesi

Ebû Saîd el-Hudrî’nin (r.a.) açlık karşısında gösterdiği sabrı ve iffetli duruşu üzerinden tevekkül, kanaat ve rızık bilinci anlatılıyor.

Son Peygamber ve Ehl-i Kitaba Uyarılar

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) son peygamber oluşu, Ehl-i Kitap’a yapılan uyarılar ve kullukta samimiyetin önemi Kur’an ayetleri ışığında ele alınıyor.

İnfak Seferberliğine Davet

Kardeşlik duygularının zayıfladığı, ictimâî huzûr ve sükûnun kaybolduğu, kin ve husûmetin çoğaldığı cemiyetimizde bugün ciddî bir infâk seferberliğine ihtiyaç v

Kurbanlık Hayvan Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kurban Bayramı'nda kesilecek kurbanlık hayvanların seçiminde dikkat edilmesi gerekenler...

Peygamber Efendimiz Kurbanını Nasıl Seçerdi? Nelere Dikkat Ederdi?

Peygamber Efendimiz (s.a.v) kurbanını nasıl seçerdi? Nelere dikkat ederdi? Kurban edilecek hayvanlar hangi nitelikleri taşımalıdır? Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Hamdi Y

Sabah ve Yatsı Namazında Cemaatin Önemi

Sabah ve yatsı namazlarını cemaatle kılmanın fazileti, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) uyarıları ve cemaatle namazın sevap ve bereketi anlatılıyor.

Mescitlerin Manevi Fazileti

Mescitlerin manevi fazileti, cemaatle namazın imanla ilişkisi ve Asr-ı Saadet’ten günümüze uzanan mescid bilinci ele alınıyor.

Cemaatle Namaz Mü’minin İmanını Nasıl Ortaya Koyar?

Cemaatle namazın imanı yansıtan yönü, mescide bağlılığın fazileti, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) teşvik ve uyarıları, sahabe örnekleri ve toplumsal etkileri hadis v

Dini Değerlerle Alay Etmenin Hükmü

Dinî değerlerle alay etmenin İslâm’daki hükmü, iman esaslarına saygı ve istihzanın tehlikeleri ayet ve hadisler ışığında açıklanıyor.

Musa Efendi’nin Huşu Dolu Namaz Hali

Musa Topbaş Efendi’nin namaza hazırlığı, ezana tâzîmi, huşûsu ve tâdîl-i erkâna gösterdiği hassasiyet anlatılıyor.

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.