Cenâb-ı Hak, niyeti hâlis olanın, azını çok eyler. Küçücük bir hayrı sebebiyle kulunu büyük mükâfatlara nâil kılar. Bunun içindir ki ihlâsla verilen bir dirhem,
Ötüken’den Anadolu’ya Türkler nasıl zirveye ulaşmıştır?
Mü’min; emanetin önemini, değerini, şerefini bilir ve emanete riâyet eder.
Allah dostlarından Fudayl bin Iyâz Hazretleri’nin şu hâli, kâmil mü’minlerin gönül kıvâmına güzel bir örnektir:
Arı faydalı bir canlıdır. Onda hikmet-i azim vardır. Zira Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerim’de onun halinden haber verdi. (Nahl Suresi/68)
İstiğnâ, ham hüviyetten kurtulup kemâle eren sâlih ve sâdıkların kalbî bir vasfıdır. Gönül zenginliği ile eldekine kanaat ederek, daha fazlasına tenezzül göster
Tasavvufî üslûp; günâha olan nefreti günahkâra taşırmamayı ve günahkâra öfkelenmek yerine acımayı gerektirir. Îman nîmetinden mahrumlara veya nefsânî zaaflara k
Peygamber ahlâkıyla yoğrulan sâlih mü’minler de, kalb-i selîme ulaşmış yüksek şahsiyetler oldukları için her hâllerinde Hazret-i Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’in
Bu dünya bir pazar yeridir. Cenâb-ı Hakkʼın lûtfettiği canı, malı, bütün imkânları yine Oʼnun yoluna seferber ederek Cennetʼi satın alabilmenin pazarı. Bu pazar
Hikmet; Kur’an-ı Kerim, ilim, fıkıh, ilm-i ledünni, nübüvvet, din ve dünyanın salahı, “İlahi emirlerin faydasını anlama”, güzel fiilleri meydana getirme melekes