İlâhî muhabbet ve uhrevî lezzetlerden mahrum; türlü eğlence ve çılgınlıklarla, hayvânî bir yaşayış ile geçen bir dünya gününün, hayırlı bir ölüm akşamı getirmey
Kalbler, mânevî durumlarına göre beş kısma ayrılır... (Yazıları okumak için resimlere tıklayın)
Hazret-i Ali -kerremallâhu vecheh-, ilmin amel etmek için olduğunu şu sözlerle vurgularken, inananları özü-sözü bir olmama hastalığına karşı uyarır:
Bu kalbler, peygamberlerin ve evliyâullâhın kalbleridir. Bu kimselerde Allâh Teâlâ’nın bir kısım sıfatları tecellî etmiştir. Diri kalbli olanlar, Allâh -celle c
Asıl zenginlik Allahü Teâlâ’nın bahşetmiş olduğu o dünyevî varlığı hüsn ü isti’mal etmek, verenin Hak celle ve âlâ hazretleri olduğunu bilmek ve yerli yerinde k
Mahşer günü nicelerinin yakamıza yapışıp; “‒Sen, senden öncekilerin ihlâslı gayretleri neticesinde İslâm ile müşerref olmuştun. İslâm nedir, îman nedir biliyor
İlim öğrenmek ve onunla amel etmek her Müslümanın vazifesidir. Bu anlamda alimlerin ve hocaların da büyük mesuliyeti vardır.
Ebeveyne karşı yapılması lazım gelen hürmet, itaat ve hizmete dair.
Zengin olan kimse ölçüsünü kaçırıp da sırf para kazanmak kastı ile evine, ailesinin yanına muntazam bir surette güler bir yüzle gelemiyor ve terbiyesi ile meşgu
Müslüman, sırf Allah rızâsı için mü’min kardeşlerinin sıkıntısını gidermeyi gâye edinmelidir.