Ölümü bilen, fânî dünya lezzetlerine, bu hayatta yolcu olduğunu bilen de misafirhânedeki oyuncaklara aldanmaz!
Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh-, Übey bin Kâ‘b -radıyallâhu anh-’a takvânın mâhiyetini sorar. Übey -radıyallâhu anh-: “–Sen hiç dikenli bir yolda yürüdün mü ey
Yüce Rabbimiz Kuran-ı Kerim’inde biz müminleri cennetine davet etmekte, orada bizler için hazırladığı pek çok nimetten bahsetmektedir. Altından ırmaklar akan ba
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir Müslümanın borçlandığında yapması gerekenleri anlatıyor.
Hazreti Ebû Bekir -radıyallâhu anh- buyurur: “Allah ile mahlûkâtından hiçbiri arasında bir nesep bağı yoktur. Allâh’a yakınlık, ancak O’na itaat ve emirleri
Cenâb-ı Hak biz âciz kullarını yoktan var edip sayısız varlıklar arasında insan, insanlar arasında ehl-i îman, ehl-i îman arasında da Rasûl-i Ekrem (a.s.) Efend
İnsanın kulluk sınavı için hayat ve ölüm gerçeğini yaratan ve ona “En güzel amel ve davranışı ortaya koyma” hedefi gösteren [1] Yüce Rabbimiz, “En güzeli ortaya
Son nefes hususunda peygamberler hâricinde hiç kimse teminat altında değildir.
Teknoloji işlerimizi kolaylaştıran ve hoşumuza giden yenilik ve icatlarla özellikle son 20-30 yıldır hayatımızda yer buluyor. Son on yıldır internetin yaygınlaş
“Sevdiğiniz şeylerden infâk etmedikçe, aslâ birr’e (yani hayrın kemâline) erişemezsiniz. Her ne infâk ederseniz; şüphesiz Allah, onu hakkıyla bilir.” (Âl-i İmrâ