EZCÜMLE

Kelime-i Şehadet'in Hakikati

Bizler Şehit Hâbil’in çocuklarıyız. Habil’in akıttığı kan uğruna, onun bize sunduğu aşk uğruna, bizim de ona dostluğumuzu sunma borcumuz var.

Allah'ın Lânetini Çeken Üç Şey

İslâmî nezâketin îcaplarından biri, insanlara eziyet vermemek için son derece dikkatli ve hassas davranmaktır.

Sami Efendi'nin Hayatından Çizgiler

Muhterem Üstaz Mahmud Sâmi Ramazanoğlu'nun eserlerinden ve hayatından çizgiler...

Akıl Üstü Hakikatler

Din aklîdir; çünkü onun îzah olunabilen sır ve hikmetleri akılla idrâk olunur. Ancak din, aynı zamanda akıl üstüdür. Çünkü aklı da yaratan Zât’ın katından gelme

Ziyan Olmadı

 Mehmet Baş'tan kalplere nakşolunacak şiir...

Derviş Mürşidin Rengine Boyanmalı

 Muhterem Üstaz Mahmûd Sâmi Ramazanoğlu -kuddise sirruh- Efendimizin ahirete irtikallerinin 10. sene-i devriyesindeyiz. Bu sebeble nice gönüllerde iman nurunun

Suya Geçit Veren Bekçi

Ab-ı hayatı kilometrelerce öteden avuçlarımıza ulaştıran boynu eğri, minicik bir kapıdır musluk. Tevazu sahibidir, bir kez olsun kibirle diklendiği görülmemişti

Nâz ve Niyâz Nedir? Nâz Mı, Niyâz mı?

Kelime olarak niyâz; “ihtiyâcı olma, sevgi gösterisinde bulunma, dostluk, duâ, selâm, hürmet, hediye, yalvarmak, dilemek ve alçak gönüllü olmak gibi anlamlara g

İstanbul'un Fethinin 564. Yıl Dönümü Kutlu Olsun

Varlığımızın can suyu olan İstanbul Mayıs ayında erguvanlarla şenlenirken bizlerde uyandırdığı fetih düşüyle gönüllerimize Firdevs’ten diriliş solukları düşüyor

Eski İstanbulluların Unutulan İncelikleri

Çağların kapanıp, çağların açıldığı bir mübarek fethin, bir kutlu zaferin yıl dönümünü yaşıyoruz. Tarihimizi ve kültürümüzü bilen ve önemseyen hiç kimse buna bi

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.