Gâfil insanlara tatlı bir mûsikî gibi gelen gıybet, hakîkatte hem dünya hem de Âhiret hayâtını berbâd eden mânevî bir hastalıktır.
Âyet ve hadîslerden süzülerek yüzyıllar içinde İslâm toplumlarını inşa eden erdemler...
İslâm; tahâret, nezâfet ve nezâket esasları üzerine kurulu bir nizâm getirmiştir. Nitekim, temizliğin îmandan olduğu bildirilmiştir. Hadis ve fıkıh kitaplarımız
Kötüler ve kötülükler, ancak iyiler ve iyilikleri çoğaltmak ve desteklemek suretiyle önlenebilir. Kötülüklerin çoğalmaması için Müslümanların iyilikte yarışması
Acaba “Allah'a sarılın” mealindeki Kur'an ayeti Asya'da Avrupa'da, Türkiye'de İran'da, Türkler, Araplar ya da Kürtler nezdinde nasıl anlaşılır? “Allah'a sarılma
Müslümanın vazifesi, günahkârı kendi hâline terk etmek değil, elinden tutarak nezih bir hayâta dönmesini sağlamaktır. Hazreti Mevlânâ mahlûkâta Hâlık’ın nazarıy
Gönüllü olmak, gönülden iş yapmaktır. Gönüldeki niyetlerle, yapılan işlerin görünen yüzü farklılaşırsa, ortaya ikiyüzlü kimselerin ürünleri çıkar ki, bu hareket
Hayırlı bir ümmet olmanın ilk şartı her müslümanın emr-i bi’l-mâruf vazifesini tam manasıyla kavrayıp bir hayat prensibi haline getirmesidir.
Gerçek gönüllülük/hasbîlik, karşılığını ancak Allah’tan beklemek suretiyle başkalarının ihtiyaçları adına onlara hizmet sunabilmektir.
En geniş ve en derin huzur iklimine ise insanı hem içinden hem de dışından kuşatan ve en büyük muhit olan Allah Teâlâ’ya vuslat (yakınlık) neticesinde ulaşılır.