Kardeşi Yaşasın Diye Ölümü Seçmek

Abdullah Sert Hocaefendi, birkaç dakikalık bir ömrü bile kardeşi için feda edebilen bu ulvî duruş üzerinden, İslâm’da şehadetin neden böylesine aziz ve yüce bir makam olduğunu ibretli bir hatıra eşliğinde hatırlatıyor.

BEN ÖLEYİM, KARDEŞİM YAŞASIN

Necip Fazıl merhumun 333 Velî adlı eserinde okumuştum. Bir dönem, bir grup sofîye, yani Allah dostlarına, padişah tarafından ölüm fermanı çıkarılmıştı. Onlar hakkında yapılan bir şikâyet üzerine “Bunlar zındıktır” denilmiş ve hepsinin idam edilmesine karar verilmişti.

Sofîler sıraya dizilmiş, infaz başlayacaktı. Tam o sırada arkadakilerden biri koşarak öne çıktı ve:

— Önce beni öldürün, dedi.

Padişah şaşırdı:

— Nedir derdin? Neden böyle yapıyorsun? diye sordu.

Sofî şu cevabı verdi:

— O birkaç dakika daha yaşarsa, daha büyük tecellilere mazhar olacak. Çünkü o Allah diyor… Bırakın birkaç dakika daha zikretsin, tefekkür etsin, murâkabede bulunsun. Madem ölecek, ondan önce ben öleyim.

Bu sözler herkesi hayrete düşürdü. Bir insan, kardeşinin birkaç dakika daha Allah’ı zikredebilmesi için kendi hayatını feda etmeye hazırdı. İşte bu, nasıl bir teslimiyet, nasıl bir fedakârlıktı!

Sonra arkadan bir kişi daha koşup geldi; o da aynı talepte bulundu. Padişaha bu hâl intikal edince, Necip Fazıl’ın ifadesiyle şu soru zihinlerde yankılandı:

“Nasıl bir nesildir bu ki, birkaç dakikalık bir mânevî kazanç için birbirlerine canlarını feda ediyorlar?”

İslâm, “Her şey bana olsun” diyen bir anlayış yetiştirmemiştir. “Başkaları ölsün de ben yaşayım” diyen bir ahlâk değil; gerekirse ben öleyim, kardeşim yaşasın diyen bir ruh inşa etmiştir. İşte bu yüzden şehâdet, İslâm ümmeti içinde bu kadar aziz ve ulvî bir makam olmuştur.

“Ben öleyim, evlatlarımız yaşasın; ben öleyim, bu vatanın evlatları yaşasın” diyerek çağlar boyunca nice şehitler verilmiştir. Çanakkale’de 250 bin insan canını verdi; bugün biz rahat yaşıyorsak, onların fedakârlığı sayesindedir. Onlar o gün can vermeseydi, bugün Hüdâyî Camii de olmazdı.

Başkaları için yaşamak ne kadar güzel bir şey…

İslam ve İhsan

AHİRET YOLCULUĞU

Ahiret Yolculuğu

DÜNYA MİSAFİRHANESİ: ÖMÜR, MUHASEBE VE AHİRET HAZIRLIĞI

Dünya Misafirhanesi: Ömür, Muhasebe ve Ahiret Hazırlığı

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle