Kalbi Yakan Üç Hastalık Hangileri?
Abdullah Sert Hocaefendi kibir, haset ve hırsın insanın kalbini nasıl etkilediğini ibretli örneklerle anlatıyor.
Kibir, haset ve hırs insanın kalbini nasıl karartır? Bu üç manevî hastalığın insanı sürüklediği tehlikeler, ibretli örneklerle ele alınıyor.
KALBİ YAKAN ÜÇ BÜYÜK TEHLİKE: KİBİR, HASET VE HIRS
Ebü'l-Hasan Harakânî Hazretleri buyurur:
“Tandırdan elbisene bir kıvılcım sıçrasa, hemen onu söndürmeye koşuyorsun! Peki dînini yakacak olan bir ateşin, yani kibir, haset ve riyâ gibi kötü sıfatların kalbinde durmasına nasıl müsâade edebiliyorsun? Onlar da adeta senin içini yakıyor.”
Nasıl ki namaz ve oruç farzdır, ifası mecburidir; aynı şekilde gönülden kibri, hasedi ve hırsı bertaraf etmek de zaruridir. En çok da bu birkaç hususun üzerinde duruluyor; çünkü birçok günahın kaynağı kibir, haset ve hırstır.
Buyuruluyor ki bu üç günahtan özellikle sakının. Çünkü İblis'i cennetten ebedî lanetli olarak uzaklaştıran kibridir. “Ene hayrun minhü” (Ben ondan daha hayırlıyım.) dedi. Belki gerçekten dünya hayatında bir mümin olarak asla amel defterimize yazdırmayacağımız, dilimize söyletmeyeceğimiz bir söz bu.
İkincisi hasettir. Yeryüzünde ilk kan, bir haset sebebiyle döküldü. Kabil, Habil'i hasedi sebebiyle öldürdü. İnsanın yeryüzüne inişine de bir hırs sebep olmuştur. Cennette Allah Teâlâ, “Yiyin, için.” buyurmuştu ama insanoğlu olandan çok olmayanın derdine düşüyor. Yasak meyve yenince de o tamah, insanı yeryüzüne indiriyor. Merhum Mûsâ Efendi Üstadımızın Yusuf Aleyhisselam kitabında da kardeşlerinin hasedi sebebiyle Yusuf'u kuyuya atmaları üzerinden bu konu çok işlenmiştir.
Özellikle kibirden kaçının; çünkü insan cennetten kovulmaktan öte ebedî lanete düşebilir. İkincisi, hasetten kaçının; çünkü haset size kötülük yaptırır. Mahmud Sâmi Efendi Üstadımızın bir nakli vardır; zamanın şeyhülislâmı, sultana çok yakın olan birini kıskandığı için zehirletmiştir. Yani ilim de yetmiyor insana; bazen haset ettiğinin farkına bile varmaz insan. İç dünyamızda çok dikkatli olmamız gerekiyor. Bazen bir doktora gidilir, “Sizde kanser varmış.” derler; insan ise, “Bir şeyim yoktu.” der. İşte bu yüzden, “Men arefe nefsehû fekad arefe Rabbehû.” (Kendini tanıyan Rabbini tanır.) Rabbim kendimizi tanımayı, eksiklerimizin farkına varabilmeyi nasip etsin. İnsan kendine karşı sübjektiftir; kendisinde hiçbir kusur görmez. Her kusuruna bir sebep bulur.
Bir de hırs çok kötüdür. İnsan sahip olduklarının farkında olacak. Tabiî sebeplerle bir şeye ulaşıyorsa ne âlâ, ama ulaşamıyorum diye kendini yiyip bitirmeyecek. Bir arkadaşımız, “Birisi bir iş yaptı mı, hırstan kendimi bitiriyorum; o yapıyor, ben niye yapamıyorum diye.” demişti. Bir başkası ise, “Ben tam aksineyim, dünyanın işini yapsalar hiç zihnimi yormam.” dedi. İnsan, birisi bir şey yapıyor diye kendini yiyip bitirirse, bu kendisi için çok büyük bir zarardır maalesef.









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!