Ramazan'da Hangi Kalbi Hastalıklardan Kurtulacağız?
Ramazan'da hangi kalbi hastalıklardan kurtulacağız? Ramazan'ımızın kabul olması için nelere dikkat etmeli ve neler yapmalıyız? Osman Nuri Topbaş Hocaefendi cevaplıyor.
Ramazan'da Hangi Kalbi Hastalıklardan Kurtulacağız?
Kirlenen iç dünyamız için Ramazan ayı vesilesiyle müstesna bir arınma, bir temizlenme fırsatı bulunuyor. İç dünyamızda temizlenmesi gereken o marazlar nelerdir?
Bir defa gurur ve kibir… Allah korusun, Cenâb-ı Hak bunu şiddetle reddediyor. Kulunun “İbâdürrrahman” olmasını, yani mütevazı olarak yürümesini istiyor. Riya; bu da gizli bir şirk oluyor. Haset; bu da bir noktada kadere itirazdır. Ucup, yani kendini beğenme… Öfke, cimrilik, israf…
İsraf nedir? Aşağılık duygusunu bastırma hareketi. Allah korusun. Hırs, suizan, tecessüs… Cenâb-ı Hak: “وَلَا تَجَسَّسُوا / Tecessüs etmeyin.” buyuruyor (Hucurât, 49/12). İnsan kendi ayıbına bakacak, başkasının ayıbıyla meşgul olmayacak. Yalan… O da, Allah korusun, kalbî bir marazdır. Bir de beterin beteri gıybet… Ona kul hakkı vardır; o kimseye sevaplarını vereceksin, sevapların biterse onun günahını alacaksın.
Ramazan'ın Makbul Olması İçin Neler Yapmalıyız?
Orucumuzun kabul, Ramazan’ın makbul olması için kalplerimiz bilhassa şu güzel hasletlerle müzeyyen olacak: Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) güzel ahlâkı… Zira Cenâb-ı Hak: “Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.” buyuruyor (Kalem, 68/4). Demek ki birinci şart, her hâlimizi Allah Resûlü’nün hâliyle mizan edebilmek: “Allah Resûlü benim yanımda olsaydı, benim bu hâlime tebessüm eder miydi?”
Tefekkür olacak. Cenâb-ı Hak ilk ayeti “اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ / Yaratan Rabbinin adıyla oku.” (Alak, 96/1) olarak başlatıyor. Zerreden kürreye her şey bir tefekkür malzemesidir. Her şey Cenâb-ı Hakk’ın kudret ve azametinin bir tezahürüdür. Kâinat ilâhî nakışlarla dolu. Kul görebilmeli, hissî pay almalı, “Aman yâ Rabbi!” diyebilmeli.
Sabır olacak. Çünkü sabır da zaruridir. Cenâb-ı Hak sabredenleri müjdeler: “وَبَشِّرِ الصَّابِرِينَ / Sabredenleri müjdele.” (Bakara, 2/155).
Adalet olacak. Hak tevzi edilecek. Kul hakkı, evlat hakkı, ana-baba hakkı, komşu hakkı… Hayat haklarla doludur. Mümin bir şahsiyet ve karakter sahibi olacak; el-Emin, es-Sâdık olacak. Resûlullah Efendimiz’e, İslâm gelmeden evvel bile “el-Emin, es-Sâdık” denirdi.
Demek ki Müslüman, bu şahsiyetle şahsiyetlenecek. Edep ve haya… “اَلْحَيَاءُ مِنَ الْإِيمَانِ / Haya imandandır.” (Buhârî, Îmân, 16; Müslim, Îmân, 57). Bu da çok mühim.
Mühimlerin mühimi ise Cenâb-ı Hakk’ın en çok tecelli eden Rahman ve Rahîm esmâsıdır: merhamet ve cömertlik… Bu, müminin fârik vasfıdır.













YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!