Kadının Saçını Kestirmesi, Kaş Aldırması, Dövme Yaptırması veya Peruk Takması Caiz midir?

Kadınların saç kestirmek, kaş aldırmak, dövme yaptırmak, diş törpületmek ve peruk takmak gibi yollarla süslenmesi caiz midir?

Kadının saçını kestirmesi kökünden kesme veya erkek saçına benzetmek şeklinde ise caiz olmaz. Çünkü Allah Teâlâ erkeğe benzemeye çalışan kadına ve kadına benzemeye çalışan erkeğe lânet etmiştir.[1] Ancak kadın saçlarını kestirmekle, erkeğe benzemez ve hanımlara ait bir saç modeli oluşturmuş bulunursa bunda bir sakınca yoktur.[2]

Kadının dövme yaptırması, dişlerini törpületmesi, kaşlarını inceltmesi veya insan saçından peruk takması caiz görülmemiştir. Hadiste şöyle buyurulur: «Allah Teâlâ dövme yapan ve yaptırana, kaşlarını inceltene ve güzellik için dişlerini törpületen böylece kendisinin yaratıldığı şekli değiştiren kadınlara lânet etmiştir.»[3] «Saçlarına insan saçı ekleyen ve eklemek isteyen, döğme yapan ve yaptırana Allah lanet etsin.»[4]

Diğer yandan kocasının izni ile kadının dişlerini törpületip daha güzel bir görüntü verdirmesi caiz görülmüştür.

Dipnotlar:

[1]. bk. Buhârî, Libâs 61; Ebû Dâvûd, Libâs, 28; Tirmizî, Edeb, 34; İbn Mâce, Nikâh, 22. [2]. el-Fetâvâ’l-Hindiyye, V, 358. [3]. Buhârî, Tefsiru Sûre, 59/4, Talâk 51, Libâs, 82; Müslim, Libâs, 120. [4]. Buhârî, Libâs, 83; Müslim, Libâs, 115,117-119; Ebû Dâvûd, Teheccüd, 5.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle Aile İlmihali, Erkam Yayınları

SAÇ EKTİRMEK VE PERUK KULLANMAK CAİZ MİDİR?

Saç Ektirmek ve Peruk Kullanmak Caiz midir?

PERUK VE DÖVME İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER

Peruk ve Dövme ile İlgili Ayet ve Hadisler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.