İsrail'in Saldırılarını Sürdürdüğü Gazze'de Can Kaybı 30 Bine Dayandı

İsrail ordusunun, halkı zorla aç ve susuz bıraktığı abluka altındaki Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda can kaybı son 24 saatte 96 artarak 29 bin 878'e yükseldi.

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in 144 günden bu yana sürdürdüğü saldırılara ilişkin bilgi verildi.

İsrail ordusunun son 24 saatte Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdiği 11 katliam sonucu 96 kişinin öldürüldüğü, 172 kişinin yaralandığı belirtildi.

Buna göre Gazze'de 7 Ekim 2023'ten bu yana öldürülen Filistinlilerin sayısının 29 bin 878’e, yaralı sayısının da 70 bin 215'e yükseldiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca hâlen enkaz altında ve yol kenarlarında ölülerin bulunduğu ancak İsrail güçlerinin engellemesi nedeniyle sağlık ekipleri ile sivil savunma görevlilerinin cenazelere ulaşamadığı vurgulandı.

İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria'da 15 Filistinliyi daha gözaltına aldı

İsrail güçleri, işgal altındaki Batı Şeria'ya düzenlendiği baskınlarda aralarında çocukların da bulunduğu en az 15 Filistinliyi gözaltına aldı.

Filistin Esirler Cemiyeti ile Filistin Kurtuluş Örgütüne bağlı Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyetinin ortak açıklamasında, 7 Ekim 2023'ten bu yana gerçekleştirilen gözaltılara ilişkin son bilgiler paylaşıldı.

Açıklamada, İsrail güçlerince son 24 saatte Batı Şeria'ya düzenlenen baskınlarda biri genç kız en az 15 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.

Söz konusu gözaltıların, Batı Şeria'nın Nablus, Tubas, Eriha, Ramallah ve El-Halil kentleri ile Kudüs'te gerçekleştirildiği ve İsrail güçlerinin baskınlar sırasında Filistinlileri darbettiği, evlerine ve araçlarına zarar verdiği vurgulandı.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs'te 7 Ekim 2023'ten bu yana gözaltına alınan Filistinlilerin sayısının 7 bin 270'e yükseldiği kaydedildi.

İsrail, 7 Ekim'den bu yana Gazze'de 5 bin 379 öğrenciyi öldürdü

İsrail ordusunun 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 5 bin 379 öğrencinin hayatını kaybettiği bildirildi.

Filistin Eğitim ve Öğretim Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in aylardır Gazze ve Batı Şeria'da sürdürdüğü saldırılarda ölen ve yaralanan öğrencilere ilişkin bilgi verildi.

Gazze Şeridi'nde 144 gündür devam eden saldırılarda 5 bin 379 öğrencinin öldüğü, 8 bin 888 öğrencinin yaralandığı kaydedildi.

İsrail güçlerinin 7 Ekim'den bu yana işgal altındaki Batı Şeria'da da 48 öğrenciyi öldürdüğü, 305 öğrenciyi yaraladığı, 97 öğrenciyi ise gözaltına aldığı ifade edildi.

Gazze'de 255 öğretmen ve eğitimcinin öldürüldüğü, 891'inin de yaralandığı belirtilirken, Batı Şeria'da ise 6 eğitim çalışanının yaralandığı, 73 personelin de gözaltına alındığı kaydedildi.

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde 351 okulu bombaladığı ve bunlardan 65'inin Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansına (UNRWA) bağlı olduğu vurgulandı.

İsrail bombardımanında Gazze'de 40 okulun tamamen yıkıldığı, 111 tanesinin ağır hasar aldığı, işgal altındaki Batı Şeria'da ise 57 okulun baskınlara maruz kaldığı aktarıldı.

Açıklamada ayrıca Gazze Şeridi'ndeki 620 bin öğrencinin 7 Ekim 2023'ten beri İsrail saldırıları nedeniyle eğitimden mahrum kaldığına dikkati çekildi.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı: Nasır Hastanesindeki 120 hastanın tahliye edilmesi gerek

Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail askerlerinin çekildiği Han Yunus kentindeki Nasır Hastanesi'nde bulunan 120 hastanın tahliye edilmesi gerektiğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, İsrail askerlerinin hastaneyi hizmet veremez hale getirdiği ve sağlık ekiplerinin hastaları tedavi edemediğine dikkat çekilerek, hizmet verilebilmesi için acil bir dizi bakıma ihtiyaç olduğu kaydedildi.

Hastanedeki 120 hastanın tedavi için başka hastanelere nakledilmesi gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, uluslararası kuruluşlara hastanenin ihtiyaçlarını karşılaması ve tüm sağlık personelinin serbest bırakılması için İsrail'e baskı yapma çağrısında bulunuldu.

Gazze'deki Sağlık Bakanlığı: Gazze'nin kuzeyinde 2 bebek açlıktan öldü

Gazze'deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Beyt Lahiya'da bulunan Kemal Advan Hastanesine yetersiz beslenme ve dehidrasyon (sıvı kaybı) sebebiyle hayati tehlikesi bulunan çok sayıda bebeğin getirildiği belirtildi.

Gazze'de açlık ve susuzluğun binlerce çocuk ve hamile kadının ölümüne sebep olduğu belirtilen açıklamada, "Kemal Advan Hastanesinde yetersiz beslenme ve sıvı kaybı sebebiyle 2 bebek hayatını kaybetti." ifadesi kullanıldı.

Yardım çağrısı yapılan açıklamada, "Sıvı kaybı ve yetersiz beslenmeden sıkıntı çeken insanları muayene ve tedavi etmek ve insani bir felaketi önlemek için uluslararası kuruluşlara yerinden edilenlerin kaldığı barınaklarda kapsamlı bir tıbbi denetim yapma çağrısında bulunuyoruz." ifadesine yer verildi.

Kadınları ve çocukları korumanın, Gazze Şeridi'ni vuran kıtlıktan kurtulma çözümleri sağlamanın Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki kuruluşların ahlaki sorumluluğu ve görevi olduğunun altı çizildi.

Açıklamada, "Uluslararası topluma, işgalci İsrail'in Gazze Şeridi'nde hedef alma, aç bırakma ve salgın hastalıklar yoluyla işlediği soykırım suçlarını durdurma çağrısında bulunuyoruz." ifadesi kullanıldı.

BM: Gazze'nin kuzeyine 23 Ocak'tan bu yana insani yardım ulaştırılamadı

BM Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

BM Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzari'nin Gazze'ye yardımlarda çok ciddi azalma olduğu uyarısını anımsatan Dujarric, "BM (insani yardım) sisteminin, Gazze'ye daha fazla giriş noktasına ihtiyacı var. Aynı zamanda kuzeye de dahil daha güvenli ulaşım yollarına ve sınır noktalarında yardım geçişlerinin hızlandırılmasına ihtiyaç var." dedi.

Dujarric, Gazze'nin kuzeyine 23 Ocak'tan beri insani yardım konvoylarının ulaşamadığını ifade etti.

Dünya Gıda Örgütü'nün Mısır'da 15 bin ton gıdanın hazırda beklediğini aktardığını bildiren Dujarric, Gazze'ye insani yardım ulaşımını zorlaştıran hususlardan bazılarını insani ateşkesin olmaması, uluslararası hukuka saygı duyulmadan çatışma yürütülmesi ve kamu düzeninin bozulması olarak sıraladı.

Dujarric, "Gazze'de çocuklar açlıktan ölüyor mu?" sorusuna, bu konunun öğleden sonra BM Güvenlik Konseyi'nde görüşüleceğini belirterek yorum yapmaktan kaçındı. Bunun üzerine gazeteciler, BM'nin neden açık bir şekilde "suçluyu" dillendirmediğini sorarak tepki gösterdi.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.