İsrail Saldırısından Yaralı Kurtulan Gazzeli Çocuk: Babamı Kur'an Okurken Şehit Ettiler

İsrail'in abluka altındaki Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırıdan yaralı kurtulan Muhammed Ebu Dayir (17) aynı saldırıda babası Ziyad'ın Kur'an-ı Kerim okuduğu sırada hayatını kaybettiğini söyledi.

İsrail'in abluka altındaki Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırıdan yaralı kurtulan Muhammed Ebu Dayir (17) aynı saldırıda babası Ziyad'ın Kur'an-ı Kerim okuduğu sırada hayatını kaybettiğini söyledi.

İsrail'in 17 Mayıs'taki saldırısında yaşamını yitiren Ziyad, eşi ve tek çocuğu Muhammed ile Gazze'nin Vahdet Caddesi'ndeki evlerinde ikamet ediyordu.

​​​​​​​Ziyad'ın evi, 15 Mayıs'ta İsrail uçaklarının vurduğu ve 43 kişiye mezar olan Ebu Avf ailesinin kaldığı binanın çok yakınındaydı.

Bunun üzerine Ziyad, daha güvenli olduğu düşüncesiyle eşi ve oğlunu da alarak kardeşi Mürşit'in aynı caddedeki evine sığındı.

DAHA GÜVENLİ GÖRDÜĞÜ KARDEŞİNİN EVİNDE HAYATINI KAYBETTİ

Ebu Dayir ailesi, bahçede öğle yemeği yedikleri sırada evlerinin yakınındaki bir iş merkezini hedef alan saldırıyla sarsıldı.

Yakındaki binaya atılan bombadan kopan şarapnel parçaları Ziyad ve kardeşinin kızı Rafif'i (11) hayattan kopardı.

Ziyad'ın oğlu Muhammed, babası ve kuzeninin ölümüne neden olan saldırı anını AA muhabirine anlattı.

Ebu Avf ailesinin kaldığı binanın bombalanmasından sonra amcası Mürşit'in evine sığındıklarını belirten Muhammed, "Burası bize göre daha güvenliydi. Çünkü çevrede okul vardı, Uluslararası Kızılhaç Örgütünün temsilciliği vardı, uluslararası kuruluşlar vardı. Ayrıca amcamın evinin çevresinde çok yüksek bina da yoktu. Biz de buraya geldik." dedi.

SALDIRI EVİN BAHÇESİNDE YEMEK YERKEN GELDİ

Saldırının amcasının evine sığınmalarından 2 gün sonra, öğle yemeği yedikleri sırada yaşandığını dile getiren Muhammed, şöyle konuştu:

"Elektrikler kesilmişti. Biz de gün ışığında dışarıda yemek yemeğe çıkmıştık. Sofrayı kurmuştuk, her şey hazırdı. Babam Ziyad da Kur'an-ı Kerim okuyordu. Sofranın yanındaki koltukta oturuyordu. Babama 'hadi gel yemek yiyelim' dedik, birkaç defa çağırdık. O da okuduğu sayfasını bitirip geleceğini söyledi. Aradan bir, bir buçuk dakika kadar zaman geçmemişti ki ortalığı kara bir toz bulutu kapladı. Büyük bir patlama meydana geldi."

Saldırının hiçbir uyarı olmaksızın yapıldığını ve patlamanın etkisiyle çevreden üzerlerine taşlar yağdığını anlatan Muhammed, "O kara toz bulutu kaybolduktan sonra etrafımda kime baksam, amca çocuklarımdan her birinden ayrı kanlar akıyordu. Nereye baksam orada kan vardı. Babamın Kur'an okuduğu yere gittiğimde, bir şarapnel parçasının arkadan kafasına saplandığını gördüm. Babamı Kur'an okurken şehit ettiler, oracıkta şehit olmuştu. Çığlıklar atmaya başladım. Kendimi bir an rüyada sandım." ifadelerini kullandı.

"BENDEN HAYATTAKİ TEK DAYANAĞIMI ALDILAR"

Babasının kendisiyle arkadaş gibi olduğunu söyleyen ve yaşadığı acıya rağmen şükrü dilinden düşürmeyen Muhammed, sözlerini şöyle tamamladı:

"Babamı şehit edenlere 'Allah bize yeter, O ne güzel vekildir' diyorum. Siz benden hayattaki tek dayanağımı aldınız. Ben babamın tek çocuğuydum. Babam benimle arkadaş gibiydi, canımdı, ruhumdu, benim her şeyimdi. Beni böyle bir başıma yetim bıraktınız. Onun benden başka kimsesi yoktu, benim de ondan başka kimsem yoktu. Maalesef onu benden aldılar."

İsrail'in 10 Mayıs'ta başlattığı 11 gün süren saldırılarında Gazze'de 66'sı çocuk, 39'u kadın olmak üzere en az 254 Filistinli hayatını kaybetti.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

MESCİD-İ AKSA NEDİR, NEREDEDİR?

Mescid-i Aksa Nedir, Nerededir?

MESİCİD-İ AKSA'NIN TARİHİ VE MÜSLÜMANLAR İÇİN ÖNEMİ

Mesicid-i Aksa'nın Tarihi ve Müslümanlar İçin Önemi

İSRAİL SALDIRISINDA EVLERİ BOMBALANAN 7 KİŞİLİK EBU HATAB AİLESİNDEN GERİYE BABA VE 4 YAŞINDAKİ KIZI KALDI

İsrail Saldırısında Evleri Bombalanan 7 Kişilik Ebu Hatab Ailesinden Geriye Baba Ve 4 Yaşındaki Kızı Kaldı

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.