İsrail Askerleri Batı Şeria'daki Gösterilerde Filistinli Sivilleri Yaraladı

İsrail askerlerinin işgal altındaki Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerini protesto eden Filistinlilere müdahalesinde, aralarında 11 yaşındaki bir çocuğun da bulunduğu 23 kişi yaralandı.

Filistin Kızılayının Nablus'taki İlk Yardım ve Acil Durum İdaresi Müdürü Ahmed Cibril, yaptığı açıklamada, İsrail'in Batı Şeria'da inşa ettiği yasa dışı Yahudi yerleşim birimlerini protesto etmek isteyen Filistinlilerin Nablus'a bağlı Beyta beldesinde gösteri düzenlediğini belirtti.

Cibril, İsrail güçlerinin göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gazın yanı sıra gerçek ve plastik mermiler kullandığını, Filistinlilerin ise askerlere taşla karşılık verdiğini ifade etti.

İsrail askerlerinin Beyta'daki gösteriler sırasında 11 Filistinliyi plastik mermiyle vurarak yaraladığını aktaran Cibril, 4 kişinin ise gösteri sırasında yaşanan arbedede düşerek yaralandığını kaydetti.

Cibril ayrıca Nablus'a bağlı Beyt Decin beldesindeki gösterilerde de 7 Filistinlinin İsrail askerlerince plastik mermiyle vurularak yaralandığını söyledi.

Öte yandan Batı Şeria'nın El Halil kentine bağlı Yatta beldesinde Filistinliler, cuma namazını Yahudi yerleşim birimi olarak planlanan arazinin yakınında kıldı.

El Halil'in Bab ez-Zaviye bölgesi ile Kalkiliya kentine bağlı Kefr Kaddum beldesinde de Filistinliler İsrail'in yasa dışı Yahudi yerleşim birimi inşa ve genişletme faaliyetlerini protesto etmek için gösteriler düzenledi.

Filistin Halk Direniş Komiteleri Kefr Kaddum Beldesi Koordinatörü Murad Iştivi, Kefr Kaddum beldesindeki gösteride 11 yaşındaki bir çocuğun İsrail askerleri tarafından atılan plastik mermiyle yaralandığını kaydetti.

İşgal altındaki Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde her cuma, Ayrım (Utanç) Duvarı ve yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri inşasını protesto etmek için gösteriler düzenleniyor.

Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.