İncil Nedir?

İncil nedir? Hangi peygambere ve halka inmiştir?

İncil, kelime olarak müjde, talim ve öğreti anlamına gelir. Hz. İsa aracılığıyla İsrailoğullarına indirilmiştir. Bu konuda Kur’an’da şöyle buyrulur:

“Kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak peygamberlerin izleri üzerine ,Meryem oğlu İsa’yı gönderdik. Ve ona, içinde doğruya rehberlik ve nur bulunmak, önündeki Tevrat’ı tasdik etmek, sakınanlara bir hidayet ve öğüt olmak üzere İncil’i verdik.”[1]

İncil’e, Yüce Allah’tan Hz. İsa’ya indirildiği şekliyle inanmak imanın gereklerindendir. Fakat bugün İncil’in aslı da diğer bozulmuş kitaplar gibi elde yoktur. Tahrif edilmiş (Bozulmuş ve değiştirilmiş) ve insanlar tarafından yazılmış şekli vardır. İncil’e Tevrat’a nisbeten ahd-i cedid (yeni ahid) de denilir.

Hıristiyanlığın ilk çağlarında birbirini tutmayan onlarca İncil bulunmaktaydı. Her grup ve toplumun kendine özgü “İncil”i vardı. Bu yüzden Hıristiyanlık dünyasında büyük kargaşa ve ayrılıklar meydana geldi. Bunun üzerine Bizans imparatoru Konstantin Miladi 325 tarihinde Hıristiyan inançlarını tespit için İznik’te bir rûhânî meclis (konsil) topladı. İznik Konsili diye meşhur olan bu mecliste Onlarca İncil arasından bugünkü dört İncil kabul edilerek, hepsine birden Ahd-i Cedid adı verildi. Bu İnciller şunlardır:

  1. Matta İncili: Matta, Hz. İsa’nın İncil’i yaymak için seçtiği havarilerden biridir. O, İncilini İbranice veya Süryanice yazmıştır. Matta’nın yazdığı asıl nüsha zamanla yok olmuştur. Bugün elimizde Yunanca’ya tercüme edilmiş olan yazılmış nüshası vardır. Yirmi sekiz babtan oluşan bu İncil, Hz. İsa’nın mesih oluşundan ve nesebinden bahseder.
  2. Markos İncili: Markos, havarilerin reisi Petros’un öğrencisidir. Kitabın yazıldığı tarih ve yazarı kesin olarak bilinmemektedir. Hz. İsa’nın hayatını çok basit bir dille anlatan ve Yahudi adetlerinden de söz eden bu eser on altı babtır.
  3. Luka İncili: Eserin yazarı Luka da havarilerden değildir. Hz. İsa’nın hayatı ve öğrettiklerinden bahseden eser yirmi dört babtır.
  4. Yuhanna İncili: Yazarının havarilerden olduğu ileri sürülen bu İncil, yirmi dört bab olup, İsa’nın Allah’ın oğlu olduğu tezi üzerinde ısrarla durur.

Havari: Yaşadığı dönemde Hz. İsa’ya ve İncil’e ilk inananlardan on iki kişiye verilen isim.

Anılan dört İncil’den başka, Hıristiyan âleminde gizli tutulmak istenen bir İncil vardır. Bu Barnaba’nın incilidir. Barnaba Hz.İsa’nın havarilerindendir. Bu İncil 5. asırda okunması yasaklanan kitaplar listesine alınmıştır. Orijinal nüshası Viyana kütüphanesinde bulunan, İngilizce, Almanca ve Arapça’ya çevrilmiş olan bu İncil’in belirgin özelliği Kur’an’a çok yakın olması ve Peygamberimizin geleceğini müjdelemesidir.

Hz. İsa Ârâmice konuştuğu hâlde, başta İnciller olmak üzere, Ahd-i Cedîd kitaplarının hepsi Yunanca’dır. Sadece Matta İncili’nin Ârâmice olduğu, fakat onun orijinal nüshasının kaybolduğu söylenmektedir.

Netice olarak, bugünkü İnciller;

  1. Tanrı’yı insana indirgemek ve insanı tanrılaştırılması,
  2. Akla ve vahye zıt inançlar içermesi,
  3. İsa Âramice konuştuğu hâlde mevcut bütün İncillerin Grek dilinde yazılması,
  4. İsa dönemine ait yazma nüshalarının bulunmaması,
  5. Başlangıçta tek İncil’in varlığından söz edilirken daha sonra bunların çoğalıp Ahd-i Cedîd metinlerinin oluşması gibi sebeplerden ötürü İncil’in Yüce Allah’tan gelen şekliyle zamanımıza ulaşmayan bir kitap olduğunu açıkça gösterir.

Bir Müslümana önceki kutsal kitaplarda bulunan bir hususun haber verilmesi durumunda, eğer bu husus, Kur’an ve sahih hadislerdeki bilgilere uygunsa kabul eder. Ayet ve hadislere aykırı ise reddeder. Ayet ve hadislerde hiç bahsedilmiyor ve İslam’ın temel prensiplerine zıt düşmüyorsa, Hz. Peygamberin şu tavsiyesi doğrultusunda hareket edilir: “Ehl-i kitabı tasdik de etmeyiniz (doğrulamayınız), tekzib de… (yalanlamayınız). ‘Biz Allah’a, bize indirilene inandık.’ deyiniz. “[2]

[1] Maide sûresi, 46. ayet

[2] Buhari , Tefsir, süre, 2/ll; İ’tisam, 25.

TEVRAT NEDİR?

Tevrat Nedir?

ZEBUR NEDİR?

Zebur Nedir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.