İlim ve Aşkın Dengesi: Üniversite Kürsüsünden Vatan Sathına Uzanan Hizmet

Ünvan ve akademik kariyerin ötesinde, ilmi aşk ve irfanla hayata taşıma sorumluluğunu hatırlatan derinlikli bir tefekkür.

Kur’ân ve Sünnet etrafındaki fitneler ve îmâna kurulan bu tuzaklar karşısında, bir genç kendisini nasıl inşâ etmeli? Osman Nûri Topbaş Hocaefendi açıklıyor.

İLİM VE AŞKIN DENGESİ: ÜNİVERSİTE KÜRSÜSÜNDEN VATAN SATHINA UZANAN HİZMET

–İlâhiyatlar bu üç fitneye karşı mücadele verirken, ferdî açıdan da ilmin mânevî tarafının ihmal edildiğini görmekteyiz.

Bugün mastır-doktora yapıp üniversitede hoca olmak, birçok gence câzip geliyor. Evet, üniversitede hoca olmak güzel bir şeydir. Lâkin maalesef bu hocalık, şekilde kalıyor. Okuyan da okutulan da satırların arasında kayboluyor.

Faydalı ilim yolunda, makammevkie fazla dalmadan, «emr-i bi’l-mâruftan ve nehy-i ani’l-münker»den uzak kalınmaması îcâb eder. Fakat maalesef bugün, tebliğ hizmetlerinin hakkı verilmemektedir. İlim adına unvan peşine düşülmektedir.

Bakıyorum gençlere; “–Ben mastır yapacağım, doktora yapacağım, üniversitede kalacağım.” diyorlar.

“–Tamam orada kal, güzel ama sen kendine ne vereceksin orada? Kendini nasıl yetiştireceksin? Kendini mânen nasıl ikmâl edeceksin? Satırların arasında kaybolup gitmekten kendini nasıl muhafaza edeceksin?”

Muhammed İkbâl’in «Güve ve Pervâne» temsili gibi...

O hikâyede «Güve»; aşksız, ruhsuz bir ilim adamını temsil eder. «Pervâne» ise, âşık bir ârifi.

Güve, Pervâne’ye imrenerek şöyle der:

“–İbn-i Sînâ’nın kitapları içine yerleştim. Fârâbî’nin eserlerini gördüm. Lâkin bu hayatın felsefesini bir türlü anlayamadım. Kâbuslu çıkmaz sokakların hazin bir yolcusu oldum. Bir güneşim yok ki, günlerimi aydınlatsın!..”

Pervâne ona şöyle cevap verir:

“–Ben bu aşk için kanatlarımı yaktım. Hayatı daha canlı kılan, çırpınış ve muhabbetlerdir; hayatı kanatlandıran da aşktır!..”

Yine İkbal anlatır:

Biri toy, diğeri tecrübeli iki ceylân sohbet etmektedir. Toy olan der ki:

“‒Üstad, her taraf tehlikelerle dolu. Ben bundan sonra Hicaz’da huzur içinde yaşamak istiyorum.”

Tecrübeli ceylân da şu cevabı verir:

“‒Sen îmânını tehlikeler içinde test et! Çünkü ancak sağlam îman seni kurtarır.”

Bir genç kendine sormalı:

Eğer senin gayen İslâm’a hizmet ise, ilim ve irfânı neşretmek ise, senin dershânen sath-ı vatan olmalı.

Niçin sadece üniversite kürsüsü?

Sen sath-ı vatanda ders vermelisin!

Elhamdülillâh Yüzakı, Altınoluk ve emsâli dergiler, sath-ı vatanda emr-i bi’l-mârufta bulunan mecmûalarımızdır.

İslâm’a ve Kur’ân’a hizmet eden asıl müesseseler de; Kur’ân ve Sünnet’i merkeze alan, oryantalist, modernist zehirli fikriyattan muhafaza edilen, sağlam eğitim ocaklarıdır.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ile Mülâkatlar, Yüzakı Yayıncılık

İslam ve İhsan

FAYDALI İLİM Mİ, FAYDASIZ İLİM Mİ? HAKİKÎ BİLGİNİN ÖLÇÜSÜ NE?

Faydalı İlim mi, Faydasız İlim mi? Hakikî Bilginin Ölçüsü Ne?

İLİM ÖĞRENİRKEN NASIL BİR YOL İZLEMELİYİZ?

İlim Öğrenirken Nasıl Bir Yol İzlemeliyiz?

GERÇEK TAHSİL NEDİR, SADECE KİTAP OKUMAK YETERLİ MİDİR?

Gerçek Tahsil Nedir, Sadece Kitap Okumak Yeterli midir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle