“Yoldan Eziyet Verecek Şeyi Kaldırmak Sadakadır” Hadisini Nasıl Anlamalıyız?
Abdullah Sert Hocaefendi, “Yoldan eziyet veren şeyi kaldırmak sadakadır” hadisinin zahirî ve mânevî anlamını, nefsi aşmanın kulluk yolundaki önemini anlatıyor.
“Yoldan eziyet veren şeyi kaldırmak sadakadır” hadisini farklı bir yorumla ele alan bu sohbette, kulluk yolundaki en büyük engelin nefis olduğu ve nefsi aşmanın önemi vurgulanıyor.
“YOLDAN EZİYET VERECEK ŞEYİ KALDIRMAK SADAKADIR” HADİSİNİN MÂNEVÎ ANLAMI
Birkaç gün evvel bir hadîs-i şerîfin farklı bir yorumunu okudum. Yeri gelmişken onu da zikretmiş olayım.
Rasûlullah Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyuruyor ki, malûmunuz, “Yoldan eziyet verecek şeyi kaldırmak sadakadır.”
Herhangi bir yoldan insanlara eziyet verecek şeyi kaldırmak da sadakadır. Yola atılmış… Sabah kalkıyorsun, tam apartman kapısının önüne birisi, işte oradan geçerken akşam bir şey içmiş. Bir de içtiği şeyin şişesini tam sizin kapının önüne atmış. E, siz de atlar geçersiniz üstünden. Ama atlayıp geçmezseniz, ayağınızla onu bir kenara çekerseniz, belki biraz sonra buradan bir çocuk çıkar, okula gidecek. Ayağı takılır, düşer burada diye düşünürsünüz. Onu bir kenara koyarsanız, o zaman sabahleyin evinizden çıkarken bir sadaka vermiş olursunuz.
Hadîs-i şerîfin zâhirî mânâsı bu.
Fakat diyorlar ki, aslında “yol” dediğiniz, insanın Hakk’a gittiği yoldur, kulluk yoludur. Kulluk yolundaki en büyük engel de insanın nefsidir. O zaman nefsi bertaraf edebilirseniz, en büyük sadakayı vermiş olursunuz kendiniz için.
Evet. Yol, Allah’a giden yoldur, kulluk yoludur. Ve o yoldaki en büyük engel de insanın nefsidir.
O zaman o nefsi şöyle bir kenara çekebilirseniz, ondan sonra yolunuzdan o nefis engelini kaldırabilirseniz, kendi yolunuzu açmış olursunuz. Başka insanların da yolunu kolaylaştırırsınız.
Siz kendi yolunuzu kolaylaştırdıkça, başka insanların da yolunu kolaylaştırmış olursunuz.









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!