Hz. Meryem’in (a.s.) Mescid-i Aksa’ya Hizmetçi Olarak Gönderilmesinin Sebebi

Hz. Meryem’in (a.s.) Beytü’l-Makdis’e (Mescid-i Aksa) hizmetçi olarak gönderilmesinin sebebi nedir?

Hz. İsa’nın (a.s.) annesi Meryem (a.s.), Hz. Davut’un (a.s.) soyundan bir bilgin olan İmran’ın kızıdır. Hz. Meryem (a.s.) Yüce Allah tarafından insanlara örnek gösterilmiş ve onun üstünlüğüne işaret edilmiştir.

HZ. MERYEM (A.S.) İLE İLGİLİ AYETLER

“Allah îman edenlere iffetini koruyan, İmran’ın kızı Meryem’i de örnek gösterir.” [1]

“Irzını iffetle korumuş olanı an. Biz ona ruhumuzdan üfledik; onu ve oğlunu bütün âlem için bir ibret kıldık.” [2]

“O, seni tertemiz yarattı ve seni bütün dünya kadınlarına tercih etti.”[3]

İmran’ın eşi Hanna, kısır bir kadın olup hiç çocuğu olmamıştı. Bir gün bir ağacın gölgesinde otururken yavrusunu doyurmaya çalışan bir kuş görmüş ve bu durum onda çocuk sahibi olma arzusunu uyandırmıştı.[4] Allah Teâlâ’ya, çocuk ihsan etmesi için dua etti ve çocuğu olursa, bunu Beytü’l-Makdis’e (Mescid-i Aksa) hizmetçi olarak adadığını bildirdi.[5] Ancak o, bu adağı yaparken çocuğun erkek olarak doğacağını düşünmüştü.

HZ. MERYEM’İN (A.S.) MANEN YÜKSELMESİNE VESİLE OLAN HADİSE

Meryem (a.s.) dünyaya gelince, kız çocuğunun mescit hizmetinde zorluklarla karşılaşabileceğini düşündü, bununla birlikte adağına uyarak mescid hizmeti yapabilecek yaşa gelen Meryem’i (a.s.) Beytü’l-Makdis’e götürerek görevlilere teslim etti. Onun gözetilmesi görevini de devrin peygamberi ve aynı zamanda Meryem’in (a.s.) teyzesinin kocası olan Hz. Zekeriya (a.s.) üstlendi.[6]

Hz. Zekeriya (a.s.), Meryem (a.s.) için mescidde özel bir yer (mihrab) tahsis etmişti. O, burada sürekli olarak ibadet ve dua ile meşgul oluyordu. Hz. Zekeriya (a.s.) bir ihtiyaç nedeniyle Meryem’in (a.s.) yanına her girişinde değişik yiyeceklerle karşılaşıyordu. Üstelik bunlar o mevsimin ve o beldenin yiyeceklerine benzemiyordu. Yüce Allâh’ın ve meleklerin ikramına mazhar olan Meryem’in (a.s.) bu hali Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle bildirilir:

“Rabbi Meryem’e hüsnü kabul gösterdi; onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya’yı da onun bakımı ile görevlendirdi. Zekeriyya onun yanına, mabede her girişinde orada bir rızık bulur ve “Ey Meryem! bu sana nereden geliyor?” der, o da: “Rabbim tarafındandır. Allah dilediğine sayısız rızık verir” derdi.[7]

Dipnotlar:

[1] Tahrîm, 66/12. [2] Enbiyâ, 21/91. [3] Âl-i İmrân, 3/42. [4] İbnü’l-Esir, el-Kâmil, Beyrut 1979,1, 298. [5] Âl-i İmrân, 3/5. [6] bk. Âl-i İmrân, 3/36, 37; İbnü’l-Esîr, age, I, 299. [7] Âl-i İmrân, 3/37.

Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle Aile İlmihali, Erkam Yayınları

HZ. MERYEM (A.S.) KİMDİR?

Hz. Meryem (a.s.) Kimdir?

HZ. MERYEM’İN (A.S.) MABED GÜNLERİ

Hz. Meryem’in (a.s.) Mabed Günleri

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.