Huzûr-i İlâhîde Kitabımız Ne Anlatacak?
Her gün yazdığımız satırlar, yarın İlâhî huzurda okunacak; hayatımızın muhasebesini şimdiden yapmalıyız.
Her insanın sık sık ve tekrar tekrar okuması gereken kitap, kendisinin yazdığı, satırlarını kendi elleriyle kaydettiği ve nihayetinde huzûr-i ilahîde okuyacağı kendi kitabıdır.
KİTABIMIZI NE ZAMAN OKUMALIYIZ?
İnsanın zor günde mahcup olmaması için kitabını dikkatle okumalı ve lüzumlu tashihleri vakit harcamadan yapmalıdır. Her fırsatta başını iki ellerinden alarak düşünmeli, kitaba kaydettiği şeyleri gözden geçirmeli, bundan sonraki özellikler neler yazması, hangi şeyleri yazarsa başarılı bir şekilde hesapta bulunmalı, hayat kalemine bu irade istikametinde yön vermelidir. İlâhî Huzur'da:
“Kitabını oku! Bugün hesabı görücü olarak sana kendin yetersin!” (el-İsrâ 17/14) hitabına maruz kalmamak için bu dünyadayken kitabını büyük bir îtinâ ile okumalı, gönül huzûru ile sonrakilere bırakılacak bir kıvâma getirmelidir.
İnsan, dünyada her gün kendini okumalı, dünyadan uzaklaşmadan önce kendini yaşamalı. Hz. Ömer (ra)'in şu tavsiyesine kulak vermelidir:
“Hesâba çekilmeden evvel kendinizi hesâba çekiniz! En büyük arz (Allah Teâlâ'nın huzuruna çıkarılıp O'na arzedileceğiniz gün) için (sâlih ve güzel amellerle) süsleniniz! Dünyadayken nefsini hesâba yapabileceği kimse için kıyâmet günündeki hesap hafif olacaktır.” (Tirmizî, Kıyâmet, 25/2459)
İnsan, kitabını güzelleştirmek için başka kaynaklara mürâcaat sağlar; Rasûlullâh (sav) Efendimiz'i okumalı, Kur'ân-ı Kerîm'i okumalı, kâinâtın esrârına dalmalı, zamanı okumalı, mekânı anlamalı, istikbâli keşfetmelidir. Allah dostlarının hayatlarıyla ve mürekkepleriyle yazdığı kitaplara bakılmalıdır. Hayatını yaşayan, hayatıyla yazan müellifleri okumalıdır. Hâsılı kitabını güzelleştirmesine yardımcı olacak her türlü kitabı okumalıdır insan… Sonuca yazılacağı hüküm cümlelerini kitabı içinde uzun uzun şerhte gösterir. Herkesin kitabının açık açık okunduğu günün günlüklerini okumak için çalışmalıdır. O gün sevinenlerden olmalı. İnsanların iki kısma hayatının korkunç günlük kitaplarını herkes tarafından rahatça takdim edilenlerden kalması gerekir.
AHİRETTE KİTABIMIZ NE ANLATACAK?
Allah Teâlâ, bu iki bölümlü kitap sâhibinin o günkü hâlini şöyle tasvir etmektedir:
“O gün (ilâhî huzûra) arz edilirsiniz, öyle ki gizli bir hâliniz kalır. Kitabı sağ tarafından verilen: «Alın, kitabımı okuyun! Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten listelenmiş!» der. Artık o, meyveler sarkmış yüce bir cennette râzı olacağı bir hayat içindedir.
Kitabı sol tarafından verilene gelince, o: «Keşke, der, bana kitabım verilmeseydi de hesabımın ne olduğunu bilmeseydim! N'olurdu, ölüm her şeyi bitirmiş olaydı! Malım bana hiç fayda sağlamadı! Saltanat u sâmanım mahvolup gitti!» (el-Hâkka 69/18-29)
O gün şaşırır insan! Kitabını güzel yazan da şaşırtıyor, kötü yazan da… Çünkü kimse bu kadar tafsîlâtla karşılaşacağını tahmin etmiyor. Hiçbir şeyin ihmal edilmediğini, onun çok sıkı tutulduğunu daha önceden düşünememiştir.
“«Vay halimize! Bu nasıl kitapmış! Küçük büyük hiçbir şey bırakmadan her şeyi sayıp dökmüş!» der.” (el-Kehf 18/49)
“Böylece bol olsaydı bilseydim kalemi sıkı tutardım. Kaliteli ve güzel mürekkep kullanırdım. Kitabımın tashihini ciddî okurum. Bilenlere sorar, tavsiyelerini dikkate almazdım. Şimdi kitabım hatalı ve zararlı kitap sınıflarında, Siccîn rafında değil de, Allah'a yakın kimsenin gördüğü İlliyyîn rafında olurdu” diye hayıflanır.
Ancak o gün kitaba hata-savab, yanlış-doğru cetveli ekleme imkânı artık yoktur. Dünyadaki kesintilerde işler tam yapmayan kimse için orada düzeltme fırsatı yoktur. İmtihanı geçilemeyen Hakk'ın af ve mağfiretine kalır.
Kendini her gün vicdanında Hakk'a karşı korumaktan vazgeçen kimse ise, olaylar çoğalmış atmış, kitabını, zararını düşünmeden ağzına gelen işaretlenmiş, günlüğü ters tutmuş, solak yazıyor, hatta yazdığının biliniyor demektir.
“Herkes satmak için hazır ne göndermiş olduğuna baksın!” (el-Haşr, 59/18)
Hazırlayan: Doç. Dr. Murat Kaya









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!