Hıngel Mantısı Nasıl Yapılır?

Hıngel, Doğu Karadeniz ve Anadolu başta olmak üzere Kafkasya'nın hemen her yerinde benzer ad ile bilinen ve yapılan bir mantıdır. Metez ve Çerkez Mantısı olarak da bilinir. 

İşte tadı damağınızda kalacak Hıngel Mantısı'nın tarifi...

Malzemeleri:

Hamur için,

2 su bardağı su

2 adet yumurta

5 su bardağı un (bardaklar tepeli olacak)

1,5 tatlı kaşığı tuz

Kıymalı iç malzemesi,

1 büyük soğan,

400 gr kıyma

Karabiber,

Kırmızı pulbiber, tuz

Patatesli iç malzemesi,

4 adet orta boy patates (haşlanmış)

200 gr. kaşar veya susuz bir peynir çeşidi

Yarım demet maydanoz

Tuz, karabiber

Üzeri için,

2 yemek kaşığı tereyağı (Katı halde) ,arzuya göre sarımsaklı yoğurt,

Hazırlanışı:

Önce içini hazırlayın. Soğanı ve maydanozu küçük doğrayıp kıyma ve baharatlarla karıştırın. Eğer soğanı robottan geçirdiyseniz avucunuzda suyunu sıkın.

Patatesli harç için, haşlanmış patatesi ezin. rendelenmiş peyniri ve ince kıyılmış maydanozu ekleyin. Tuz ve karabiberi de ekleyip karıştırın. Hamur malzemeleriyle sertçe bir hamur hazırlayın. Hamuru 4 veya 5 parçaya bölün.

Her parçayı iki yufka kalınlığında açın. Yufkaları bir su bardağı veya yuvarlak bir kurabiye kalıbıyla kesin. Her parçanın ortasına iç harçtan bir tatlı kaşığı kadar koyun. Hamurun alt kısmını içe doğru hafifçe katlayın. Kenar kısımları sağlı sollu içe doğru kıvırın. Son kısmı elinizle bastırarak kapatın.

Kaynayan tuzlu suya mantıları atıp su yüzeyine çıkana kadar haşlayın. Kevgirle mantıları sudan çıkarıp servis tabağına alın. Üzerine arzuya göre sadece kızdırılmış tereyağı veya domatesli sos, veya sarımsaklı yoğurt üzerine tereyağ gezdirerek servis edin.

Afiyet şifa olsun!

Kaynak: Cahide Sultan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.