Hayvanların Faydaları Nelerdir?

Hayvanların faydaları nelerdir? Kur’an-ı Kerim’de geçen hayvanların insanlara olan bazı yararları... 

Hayvanların faydaları şu şekildedir;

  • Hayvanlar insanların besin kaynağını oluşturur. İnsanlar hayvanların etinden, sütünden faydalanır.
  • İnsanlar hayvanların derilerinden giyecek, eşya vb. ürünler yaparlar. Bunları günlük hayatta kullanırlar.
  • İnsanlar işlerine yardım ettirmede hayvanlardan yararlanırlar. Örneğin eşek, katır, at vb. hayvanları ulaşım, arazi sürme, yük taşıma gibi işlerde kullanırlar.
  • İnsanlar hayvanları eğiterek yapacakları bazı işleri hayvanlara yaptırır. Örneğin çoban köpekleri sürüyü kontrol ederler. Polisler köpekleri uyuşturucu maddeleri yakalamakta kullanırlar.
  • Böcekler bitkilerin tozlaşmasına katkı sağlar. Bu sayede bitkiler büyür ve meyve verir.
  • Hayvanlar tıbbi deneylerde kullanılır. Fare bu deneylerde kullanılan hayvanlardan birisidir. Birçok kanser ilacı bunun sayesinde üretildi.
  • Hayvanlar ilaçların yapılmasında da kullanılır.

HAYVANLARIN FAYDALARI İLE İLGİLİ AYETLER

İnsanların rızık olarak faydalandıkları gıdaların en mühimlerinden biri de hayvansal gıdalardır. Husûsiyetle eti yenen hayvanların etlerinden yiyecek olarak istifâde edilir. Bazı hayvanların sütlerinden faydalanılır. Hayvanlardan bir kısmı aynı zamanda binit olarak da kullanılır. Pek çok hayvanın derisinden, yününden, kılından yararlanılır. Hayvanlar çeşitli açılardan insanlar için çok yararlı yaratıklardır. En’âm Sûresi’nde şöyle buyrulur:

“Hayvanlardan yük taşıyanı ve tüyünden döşek yapılanları yaratan Allah’dır. Allah’ın size verdiği rızıktan yiyin, şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.” (En’âm, 6/142).

İbret almak isteyen insan için, gördüğü her şey ibrettir. İbret almak istemeyen için ise hiç bir şeyin değeri yoktur. Nahl Sûresi’nde Yüce Allah şöyle buyurur:

“Kuşkusuz sizin için hayvanlarda büyük bir ibret vardır. Zira size, onların karınlarındaki işkembe ile kan arasından (gelen), içenlerin boğazından kolayca geçen hâlis bir süt içiriyoruz.” (Nahl, 16/66) Süt, insanlar için içimi tatlı, hoş, kolay, son derece besleyici bir gıda maddesidir. Yüce Allah, sütü oluşturduğu yere insanların dikkat nazarlarını çekiyor. Sütü, böyle bir yerden yaratmış olmasının önemini hatırlatıyor. Yüce Allah Mü’minûn Sûresi’nde de şöyle buyurur:

“Hayvanlarda sizin için elbette ibretler vardır. Onların karınlarındakinden (yani aldıkları besinleri süt haline getirerek bunu) size içiririz. Onlarda sizin için bir takım faydalar daha vardır; ayrıca etlerini yersiniz. Onların üzerinde ve gemilerde taşınırsınız.” (Mü’minûn, 23/21-22)

Yüce Allah, yarattığı pek çok yaratığı insanın hizmetine vermiştir. Hayvanlar, çeşitli yönleriyle insanlara hizmet vermektedir. “Allah size evlerinizi dinlenme yeri kıldı. Hayvanların derilerinden, yolculukta ve ikâmet zamanlarınızda kolayca taşıyacağınız evler; yün, tüy ve kıllarından bir süre kullanacağınız giyimlikler ve geçimlikler (ticâret malı) var etmiştir. Allah, yarattıklarından size gölgeler yapmış, dağlarda sığınacağınız barınaklar var etmiş, sizi sıcaktan koruyacak elbiseler, harpte sizi koruyacak zırhlar vermiştir. Size olan nimetini Müslüman olasınız diye işte bu şekilde tamamlamaktadır.” (Nahl, 16/80-81)

HAYVANLARIN YARARLARI

Bu âyetler, hayvanların, insanlara olan bazı yararlarını ifâde etmektedir. Yüce Allah, Nahl Sûresi’nde hayvanları insanlar için yarattığını bildirir:

“Hayvanları da O yarattı. Onlarda sizin için ısıtıcı (şeyler) ve birçok faydalar vardır. Onlardan bir kısmını da yersiniz. Sizin için onlarda ayrıca akşamleyin getirirken, sabahleyin salıverirken, bir güzellik (bir zevk) vardır. Bu hayvanlar sizin ağırlıklarınızı, ancak, canlara eziyet ederek varabileceğiniz bir memlekete taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli, pek merhametlidir. Atları, katırları ve eşekleri binmeniz ve süslenmeniz için (yarattı). Allah şu anda bilemeyeceğiniz daha nice (nakil vasıtaları) yaratır.” (Nahl, 16/5-8)

İnsanlar eskiden nakil vasıtası olarak bu âyetlerde zikredilen hayvanlardan; deve, at, katır, fil vb. diğer bazı hayvanlardan yararlanırlardı. Ama son zamanlarda insanlar Allah’ın verdiği akıl, enerji ve güçle nice nakil vasıtaları icad etmişlerdir ki bunların taşıma gücü ve hızı insanı hayretler içinde bırakacak derecededir. Âyette geçen; “şu anda bilemeyeceğiniz daha nice nakil vasıtaları yaratır” ifâdesinin işaret ettiği husus -Allah bilir- budur. Yüce Allah, Mü’min Sûresi’nde şöyle buyurur:

“Allah, kimine binesiniz, kimini yiyesiniz diye sizin için hayvanları yaratandır. Onlarda sizin için daha nice faydalar vardır. Gönüllerinizdeki bir arzuya onlara binerek ulaşırsınız. Onlar ve gemilerin üstünde taşınırsınız. Allah size âyetlerini (kudretinin üstünlüğünü ve rahmetinin enginliğini) gösteriyor. Siz Allah’ın âyetlerinden hangisini inkâr edersiniz?” (Mü’min, 40/79-81)

Bütün hayvanlar insanlar için yaratılmıştır. Yâsîn Sûresi’nde şöyle buyrulur:

“Kudretimizle kendileri için hayvanlar yarattığımızı görmezler mi? Onlara sahip olmaktadırlar. Onları kendilerinin buyruğuna verdik; Onların bazısını binek olarak kullanırlar, bazısını besin olarak yerler. Onlarda daha nice faydalar, içecekler (sütler) vardır. Hâlâ şükretmezler mi?” (Yâsîn, 36/71-73)

Kaynak: Prof. Dr. Mehmet Bulut, Delilleriyle İslam Akaidi, Erkam Yayınları

HAYVANLAR NEDEN YARATILDI?

Hayvanlar Neden Yaratıldı?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.