Hak Dostlarını Yüksek Mevkilere Eriştiren Tahsilleri Ne İdi?
Hak dostları, nasıl yetiştiler? Onları bu muhteşem mevkilere eriştiren tahsilleri ne idi?
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi, hak dostlarını o muhteşem mevkilere eriştiren tahsillerinin sırrını açıklıyor.
EHLULLÂHIN TAHSİLİ: İLHAMLARINI KUR’ÂN VE RASÛLULLAH’TAN ALAN HAK DOSTLARI
–Medeniyetimizde ve tarihimizde zirve şahsiyetlerin hepsi Kur’ân’a medyundur. Kur’ân’dan feyiz almışlardır. Gerçek kültür, Kur’ân kültürüdür.
Hz. Mevlânâ ve Yûnus Emre'nin Rûhâniyetinin Sırrı
Hazret-i Mevlânâ’yı bütün dünya tanıyor, takdir ediyor, okuyor. O bütün feyzini ve rûhâniyetini Kur’ân’dan aldığını ifade ederek buyurur:
“Canım (rûhum) var oldukça ben Kur’ân’ın kölesiyim. Ben Hazret-i Muhammed’in ayağının toprağıyım. Eğer biri; benim sözümden bundan başka en ufak bir şey bile nakledecek olursa, o kimseden de onun sözünden de uzağım.”
Yine Yûnus Emre Hazretleri’nin gönlü; Allah aşkını, Peygamber Efendimiz’in muhabbetini ve kâinattaki ibretleri aktarmasaydı, binlerce Yûnus’tan biri olur, esâmesi bile okunmazdı.
Onun feyiz dolu şiirlerinin ve ilâhîlerinin; asırlardır dilden dile, gönülden gönüle dolaşması, okuyan ve dinleyen ruhlara ferahlık vermesi, onun Allah Rasûlü’nün mânevî rahlesinde gördüğü kalbî tahsilinin en güzel şahâdetnâmesidir.
En Büyük Tahsil: Kur'an'ı İdrak Etmek ve Efendimiz’i Yakından Tanımaktır
Bütün «ehlullâh»ı, bütün Allah dostlarını yetiştiren iki mühim esas vardır ki bunlar; Kur’ân-ı Kerîm’i ve Rasûlullah Efendimiz’i tahsil etmeleridir.
En büyük tahsil, Kur’ân-ı Kerîm’i idrâk etmek ve Rasûlullah Efendimiz’i yakından tanımaktır. Bu ise kalbin sanatıdır.
Bu tahsil; zihinle olmaz, kalbî temrinler neticesinde meydana gelir. Yani «mârifetullah»tan nasîb almakla gerçekleşir.
Âşıklar, hakikî aşkın ne olduğunu Allah Rasûlü’nün feyiz ve rûhâniyetiyle tattılar...
Bu aşkın ufkunu ve derinliğini bir mütefekkir şöyle ifade eder:
“Biz, Mevlânâ Celâleddîn’in vecdinin feryatlarını dinledik. Daldığı huzur denizinin derinliklerini görmemize imkân yok. Denizin tâ dibinden sıyrılıp, suyun yüzüne ne vurdu ise onu görüyoruz.” (Nurettin TOPÇU, Mevlânâ ve Tasavvuf, s. 139)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş Hocaefendi ile Mülâkatlar, Yüzakı Yayıncılık









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!