Güzel Ahlâk Nedir?

Güzel ahlak nedir? Nefsin üç günü nelerdir? Güzel ahlakın önemi ve fazileti nedir?

Güzel ahlâk; nefsin güçlerinin ve özelliklerinin ölçülü olması, iki aşırı uca meyletmeden orta yolu tutmasıdır.

NEFSİN ÜÇ GÜCÜ

Nefsin üç gücü vardır:

Birincisi, konuşma gücüdür. Bunun aşırısı cerbeze (kurnazlık, hîlekârlık), gereğinden azı gabâvet (bönlük), orta derecesi hikmettir.

İkincisi, şehvet gücüdür. Bunun aşırısı fücûr (ahlâk kurallarına aykırı yaşama), gereğinden azı cümûd (donuk olma), orta derecesi iffettir.

Üçüncüsü, ise gazap gücüdür. Bunun aşırısı tehevvür (öfkelenme), gereğinden azı cübn (korkaklık), orta derecesi şecâat (yiğitlik)tir.

Bütün bu güzel huyların tamamı, en mükemmel ve son derece ölçülü bir şekilde Peygamber Efendimiz’de bulunmaktaydı. İşte bundan dolayı Allah Teâlâ Resûl-i Ekrem Efendimiz’i överek “Şüphesiz ki sen pek büyük bir ahlâka sahipsin” (Kalem 68/4.) buyurdu.

Hz. Âişe radıyallahu anhâ şöyle demiştir: “Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin ahlâkı Kur’an’dı. Cenâb-ı Hakk’ın hoşnut olduğu şeyden hoşnut olur, hoşnut olmadığı şeyden de hoşnut olmazdı.”

Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” (Mâlik, el-Muvatta’, Hüsnü’l-huluk 8; Ahmed ibni Hanbel, Müsned, II, 38)

Enes ibni Mâlik radıyallahu anh: “Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem insanların en güzel ahlâklısı idi.” demiştir.(Buhârî, Edeb 112) Bu hadisin bir benzeri de Hz. Ali radıyallahu anhdan rivâyet edilmiştir.

Ele aldığı konuları derinlemesine araştırıp inceleyen âlimlerin belirttiğine göre güzel ahlâk Resûlullah’ın tabiatında ve yaratılışında vardı. O güzel ahlâkı özel bir gayretle, çalışıp çabalamakla elde etmemiş, bunu ona Cenâb-ı Hak bağışlayıp ikrâm etmişti.

Kaynak: Şifa-i Şerif

İslam ve İhsan

GÜZEL AHLAK DUALARI

Güzel Ahlak Duaları

GÜZEL AHLAK İLE İLGİLİ HADİSLER

Güzel Ahlak ile İlgili Hadisler

GÜZEL AHLÂK İLE İLGİLİ AYET VE HADİSLER

Güzel Ahlâk ile İlgili Ayet ve Hadisler

EN GÜZEL AHLÂK ÖRNEĞİ HZ. MUHAMMED (S.A.S.)

En Güzel Ahlâk Örneği Hz. Muhammed (s.a.s.)

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.