Gençleri Camiye Çeken Etkinlik

Mersin'de Mustafa Şahin Camisi bünyesinde kurulan gençlik merkezinde, gençler hem camide namazlarını kılıyor hem de taraftarı oldukları takımın maçlarını izleme şansı buluyor.

Mersin'in merkez Mezitli ilçesindeki Mustafa Şahin Camisi'nin imamı Abdülkadir Koçar, gençleri camiye çekmek için müftülük ve Türkiye Diyanet Vakfı'nın da desteğini alarak bir gençlik merkezi kurmak için harekete geçti.

Caminin ön kısmındaki boş alanı değerlendirip burada bir merkez oluşturan Koçar, içerisinde langırt, tenis masası, oturma alanları, mutfağı ve kitaplığı bulunan bir merkez oluşturdu.

Süper Lig maçlarını izlemek isteyenlerin de kahvehanelere gittiğini gözlemleyen Koçar, maç yayınlarına da abone oldu ve gençleri destekledikleri takımların maçlarını bu merkezde izlemesi için davet etti.

İlk günden itibaren merkeze gelenlerin sayısı sürekli arttı. Merkezde eğlenceli zaman geçiren gençler, hem istedikleri maçları izliyor hem aktivitelere katılıyor hem de dini bilgiler alıyor.

GENÇLERİN SEVDİĞİ ŞEYLER CAMİDE

Koçar, her gittiği yerde gençlerin kötü alışkanlıklardan korunmasına yönelik hizmetler yaptığını söyledi. Gençlerin ilgi alanına girecek faaliyetlerde bulunmayı tercih ettiğini aktaran Koçar, şöyle konuştu:

"Gençleri buraya nasıl çekeriz, manevi ortamı nasıl teneffüs ettirebiliriz, diye düşündük. Gençlerin sevdiği şeyleri araştırdık ve maç izlemeyi sevdikleri fikrinde birleştik. Maç izlemek için de kahvehanelere gittiklerini öğrendik. Bunun üzerine merkezde maç yayınları için de abone olduk. Masa tenisi, langırt ve spor aletleri aldık. Bunlarla ilk adımı attık. Bununla yetinmeyeceğiz şimdi bir de WhatsApp grubu oluşturduk. Oradan haberleşeceğiz. Yeri geldiği zaman gençlerimizle biz halı saha maçlarına gideceğiz."

Koçar, gençlerin hem maç izlediğini hem de namaz vakitlerinde üst kata çıkıp namaz kıldığını anlattı. Merkeze gelen gençlere manevi rehberlik de yaptıklarını aktaran Koçar, ayrıca üniversite sınavlarına hazırlık, yüzme, tekvando, badminton ve okçuluk kursları da düzenlediklerini sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.