Gara'da Şehit Olan Vatandaşlar, Dualarla Ebediyete Uğurlandı

Pençe Kartal-2 harekat bölgesinde yer alan Gara'da, terör örgütü PKK tarafından alıkonularak şehit edilen 13 Türk vatandaşı yolculuklarına uğurlanıyor.

Adıyaman'da Kahta Devlet Hastanesi morgundan Kahta ilçesine bağlı Salkımbağ köyüne getirilen şehit Aydın Köse'nin Türk bayrağına sarılı naaşı, Eyüp Sultan Camisi'nin avlusuna getirildi.

Törene, şehidin ailesi ve yakınlarının yanı sıra Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Vali Mahmut Çuhadar, Adıyaman milletvekilleri Ahmet Aydın, İbrahim Halil Fırat, Muhammed Fatih Toprak, Belediye Başkanı Süleyman Kılınç, İl Emniyet Müdürü İbrahim Ergüder ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bakan Pakdemirli, tören alanındaki konuşmasında, şehit yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı diledi.

Şehide son görevlerini yerine getirmek için toplandıklarını hatırlatan Pakdemirli, "Şehadet şerbetini içmiş bu kardeşimize Rabbimden rahmet diliyorum. Şehit olan kardeşlerimiz için Yüce Kitabımız buyuruyor ki 'Sakın ola onlara ölü demeyin, onlar ölü değildir.' Böyle bir ödülle ödüllendirilen kardeşimizi bugün ebediyete gönderiyoruz. Ülkemizin, Türkiye'mizin kararlılığı sürecektir. İnşallah topraklarımızda ve komşu ülkelerimizde bir tek terörist kalmayana kadar inlerine girecek ve onlara bunun hesabını soracağız. Tüm şehitlerimize haklarınızı helal etmenizi istiyorum." diye konuştu.

Kürtçe ağıtların yakıldığı tören sırasında şehidin amcasının oğlu, terör örgütüne tepki göstererek, "Bu ülkeyi bölemeyeceksiniz. Ağlamıyoruz, bu bizim düğünümüz. Ben de 3 oğlum da şehit olmaya hazırız. PKK terör örgütünü sevindirmiyoruz." dedi.

İl Müftüsü Mehmet Taşcı'nın kıldırdığı cenaze namazının ardından Bakan Pakdemirli'nin bir süre taşıdığı şehidin cenazesi, babaevine götürüldü.

Helallik alınmasının ardından şehit Köse'nin cenazesi, köydeki mezarlıkta toprağa verildi.

- Şehit Sorgun Erzurum'da son yolculuğuna uğurlandı

Erzurum Mareşal Çakmak Devlet Hastanesi morgundan alınan 35 yaşındaki şehit Jandarma Er Sedat Sorgun'un Türk bayrağına sarılı naaşı, Yakutiye ilçesindeki Narmanlı Camisi'ne getirildi.

İl Müftüsü Şahin Yıldırım'ın kıldırdığı cenaze namazının ardından şehidin naaşı, tören mangasınca bir süre omuzlarda taşınarak top arabasına, ardından da cenaze aracına konuldu.

Şehit Sorgun'un naaşı, vatandaşların tekbirleri ve "Şehitler ölmez vatan bölünmez", "Kahrolsun PKK" sloganları eşliğinde Abdurrahman Gazi Mezarlığı'na götürülerek buradaki aile kabristanında defnedildi.

-Şehit Sarı Kahramanmaraş'ta son yolculuğuna uğurlandı

Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi morgundan alınan şehit Hava Savunma Uzman Çavuş Hüseyin Sarı'nın cenazesi, helallik alınmak üzere Mağralı Mahallesi'ndeki baba ocağına getirildi.

Burada, baba Hasan ve anne Bedia Sarı ile kardeşleri Ramazan ve Hatice Nur Sarı, şehidin Türk bayrağına sarılı tabutuna kapanarak gözyaşı döktü.

Helallik alınmasının ardından şehidin cenazesi, tarihi Ulu Camiine getirildi.

Cenaze törenine, şehit Sarı'nın ailesi ve yakınlarının yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar, Kahramanmaraş Valisi Ömer Faruk Coşkun, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Emin Terzioğlu, AK Parti Kahramanmaraş milletvekilleri Ahmet Özdemir, İmran Kılıç, Habibe Öçal, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Metin Ergun, BBP Genel Başkan Yardımcısı Mahmut Yardımcıoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, İl Jandarma Komutanı Albay Numan Öksüz, İl Emniyet Müdürü Salim Cebeloğlu, belediye başkanları, daire müdürleri ve siyasi parti temsilcileri ile ilgililer katıldı.

Bakan Fatih Dönmez ile protokol üyeleri, baba Hasan Sarı ve diğer aile fertlerine başsağlığı diledi. Şehidin Malatya'da asker olan kardeşi Ramazan Sarı ise törene askeri kamuflajla katıldı.

İl Müftüsü Celal Sürgeç'in kıldırdığı cenaze namazının ardından şehit Sarı, Şeyhadil Mezarlığı'ndaki şehitlikte toprağa verildi.

-Şehit polis Yabalak son yolculuğuna uğurlandı

Malatya Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığındaki işlemlerin ardından kente getirilen şehit Sedat Yabalak’ın Türk bayrağına sarılı cenazesi, tören mangasının omuzlarında Tekeli Camisi’nin avlusuna taşındı.

Camideki cenaze törenine şehidin annesi Ünzile, babası Kadir, eşi Burcu, kızı Zeynep Sena ve kardeşlerinin yanı sıra İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği (AB) Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Mersin Valisi Ali İhsan Su, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, askeri ve mülki erkan ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Törende, polis üniforması giyen şehidin 7 yaşındaki kızı Zeynep Sena, babasının tabutundaki fotoğrafını öpüp, polis selamı verdi.

Bakan Soylu da başsağlığı dilediği anne Ünzile Yabalak'a sarılarak teskin etti. Şehit kızıyla da selamlaşan Soylu, küçük kızla bir süre sohbet etti.

Törende, polis memurunun özgeçmişi okundu.

İl Müftüsü Şaban Kondi'nin kıldırdığı cenaze namazının ardından şehidin cenazesi, aile bireyleri, Soylu ve meslektaşları tarafından omuza alınarak cenaze aracına taşındı.

Araçla Tekeli Mahallesi'ndeki mezarlığa getirilen şehit polis memurunun cenazesi burada defnedildi.

-Şehit Kanca Samsun'da son yolculuğuna uğurlandı

Askeri uçakla Samsun Çarşamba Havalimanı'na getirilen şehit Muhammet Salih Kanca'nın (38) cenazesini, aile üyeleri ile Samsun Vali Yardımcısı Sezgin Üçüncü, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nihat Soğuk, İl Jandarma Komutanı Albay İbrahim Güven ve İl Emniyet Müdürü Ömer Urhal'ın da aralarında bulunduğu askeri ve mülki erkan karşıladı.

Şehidin cenazesi, buradan Samsun Büyükşehir Belediyesine ait gasilhaneye, ardından helallik alınmak üzere baba evine getirildi.

Daha sonra Büyük Cami avlusuna taşınan şehidin tabutunun üzerine Fenerbahçe forması koyuldu.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Çiğdem Karaaslan, cami avlusunda aileye başsağlığı dileklerini iletti.

İl Müftüsü Seyfullah Çakır'ın öğle namazını müteakip kıldırdığı cenaze namazının ardından şehit Kanca'nın cenazesi, polislerin omuzlarında cenaze aracına taşındı.

Şehit Kanca, Kıranköy Mezarlığı'ndaki şehitlikte toprağa verildi.

Cenaze törenine, şehidin yakınları ile Samsun Valisi Zülkif Dağlı, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, askeri ve mülki erkan ile çok sayıda vatandaş katıldı.

-Şehit jandarma er Süleyman Sungur son yolculuğuna uğurlandı 

Malatya Adli Tıp Kurumundaki işlemleri tamamlanan şehit jandarma er Süleyman Sungur'un (27) Türk bayrağına sarılı cenazesi, helikopterle Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığına getirildi.

Burada düzenlenen törende şehidin cenazesi katafalka konuldu, saygı duruşunda bulunuldu, öz geçmişi okundu.

İl Müftüsü Vahap Kapıcıoğlu'nun duasının ardından şehit Sungur'un cenazesi, Barış Mahallesi'ndeki babaevinde helallik alınmasının ardından Abdulhakim Sancak Çarşı Camisi'ne getirildi.

Bingöl İl Jandarma Komutanlığı emrinde görevli şehit Sungur'un cenazesi, Şeyh Süleyman Mezarlığında dualar eşliğinde toprağa verildi.

- Şehit polis memuru Kaya Mardin'de son yolculuğuna uğurlandı

Şehit polis memuru Vedat Kaya'nın cenazesi, Malatya Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığındaki işlemlerin ardından Mardin'e getirildi.

Türk bayrağına sarılı naaşı baba evine getirilen şehit için burada helallik alındı.

Şehidin cenazesi daha sonra tören mangasının omuzunda merkez Artuklu ilçesindeki Şakir Nuhoğlu Camisi'ne getirilerek, katafalka konuldu, özgeçmişi okundu.

İl Müftüsü Ali Hayri Çelik'in dua okuduğu törende, helallik alındı. 

24 Temmuz 2016'da Diyarbakır'ın Lice ilçesinin Berkirin Deresi mevkisinde ailesiyle seyir halindeyken terör örgütü PKK tarafından alıkonulan İstanbul Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru Vedat Kaya'nın naaşı, törenin ardından Selen Kışlası Şehitliği'nde toprağa verildi.

Kaynak: AA

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.