FEVERAN NE DEMEK?

Feveran: Kay­na­ma, ga­le­yân et­me. (Da­mar) vur­ma. (Su) fış­kır­ma. (Hid­det­le) kö­pür­me anlamlarına gelir.

FEVERAN KELİMESİNE ÖRNEKLER

İnsan, asıl gâyesinden ne kadar uzak kalırsa kalsın, “insan” olmak haysiyetiyle yine de yüce bir şeref sâhibidir. Onun öz cevherindeki yücelikten habersiz olarak günah bataklığına saplanması, tıpkı Kâbe-i Muazzama’nın duvarındaki Hacerü’l- Esved’in, oradan yere düşüp kir-pas içinde kalması gibidir. Bu hâle lâkayd kalarak feveran etmeyecek hiçbir mümin vicdânı tasavvur olunamaz. Bu hâlde bile

müminler, Hacerü’l-Esved’e hürmetten vazgeçmezler.

*****

Hayat kitabının öfke faslı, bir fâcia târihidir. Bu vahim tehlikeden kurtuluş çaresi, bu hoşa gitmeyen feveran karşısında kardeşlik ve sabır silâhını kullanmak, muvâzeneyi bozmadan sükûnete bürünmektir.

*****

Du Loir, Devlet-i Aliyye’de müşâhede ettiği emniyet ve asâyiş hakkında şöyle der:

‘‘Bu memlekette hemen hiçbir cinâyet hâdisesi olmaz! Eğer bir-iki fevkalâde hâdise zuhûr edecek olursa, onlar da ya ânî bir feverandan yâhut da yol kesen haydutların şekàvetlerinden ibârettir.’’

*****

İnsanlarla dost olmak, aklın yarısıdır… Anne-babasını üzen, onlara âsî olmuş olur. Musîbet zamanında sabredemeyip feveran eden, sevâbından mahrum kalır… Allah Teâlâ sabrı musîbet miktârınca, rızkı da ihtiyaç miktârınca indirir. Kendisine verilen malı idâreli kullananı Allah Teâlâ rızıklandırır. Malını saçıp savuranı ise Allah Teâlâ mahrum bırakır.’’

PAYLAŞ:            

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle